Rana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ocak 19, 2012

Mevsimler değişirken değişmeyen bir tek sen

Bu ara bu modlardayım.Çağıl'a göre ergen liseliymişim ben :)  Saçımı topuz yapıyorum, arkadaşlarım çok beğendi, bana da değişiklik lazımdı iyi oldu.Annem görse hoşuna gider,o çok sever bu topuzlu hallerimi. Etekler aldım kendime,biraz motivasyon olsun istedim.Bu aralar yine keskin bir şekilde Dükan yapıyorum.İlk zamanlardaki gibi yapmaya çalışıyorum,kaçamaklar yapmadan.Uzun zamandır bu moda  girememiştim aslında.Özlemişim sağlıklı gitmeyi  ama ne yaparsam yapayım ,eskisi kadar su içemiyorum.Kışın kilo vermek zor gerçekten.Bu akşam maydanoz kaynattım limonlu,onu içtim.Bu dükana ait değil ama ödemleri atıyor.Şimdi de kalkıp sıcak su içmeyi düşünüyorum derken yanlışlıkla yazıyı gönderdim bile.Hatta yorum bile geldi ben düzeltmeye çalışırken.Bu kadar senedir sanırım ikinciye yanlış yolladım yazıyı,bin küsür yazıdır.Neyse ben başlık yazıp, sonunu bağlayıp göndermeliyim fazla lafı uzatmadan.

Önce size bir link,harika bir çekiliş hakkı,genelde bu tarz şeyleri yazmam bilirsiniz ama bunu Rengin yapınca ve tatil çekilişi olunca , sonuçta  Beyaz Ev'de tatil olunca dayanamadım.

 Bu yastıklar ve alttaki resimler yeni açılan bir mağazadan.Salı günü açılışı vardı, oraya gittik Fatoşla.Hatta o da bana gösterip senin yastıklara benziyor dedi.Nedense bu yastıkları görünce benimde aklıma ilk gelen Derya Kuzusu oldu :)
 Diğer ürünlere çok bakmadım  ama yastıkların üstünde hatırı kalır fiyatlar vardı :)

 Bunlar Dont işi çömlekler.Buranın geleneksel kapları,o köyün kadınları bu işleri pek kimselere öğretmezlermiş, artık pek yapanda kalmadı.Bende de bir kaç parça var.







 idekor, Buffalo Restaurant yanında.

 Bu takılar Rana'dan.Bir kaç örnek olsun dedim.



Bugünde yine scrable günündeydik.Yani ben gittim arkadaşlarımı görmeye.Dükanda olduğumdan sadece çay içtim.Oysa çok hoş ikramlar vardı.Nurperi hanım yanıma verdi yiyemediklerimi, bende Çağıl'a eve getirdim.

Uzun zamandır evde yardımcım yok, kendi işimi kendim yapıyorum.Evde köpek bakmak ve yaşamak çok güzel ama bir yandan da çok yorucu.Gelecek hafta cuma, küçük kahve günü bende.Biz sadece kahve içmiyoruz ama.Yanına ikramlarda yapmam gerekiyor.Onları severek yapıyorum.Hatta geçen cumartesi hem ikram yaptım hem de evimi temizledim.Laf aramızda evde kalmayı da özlemişim :) Çağıl burda olduğu içinde öğlene kadar evde onunla takılıyorum.O uyuyor çünkü geç yatıyoruz,ben Uzunbeyle sabahtan yürüyüşe çıkıp,o kalkana kadar oyalanıyorum evde.Ses yapmamak adına mutfağa falanda girmiyorum.Gerçi bu günlerde hava çok soğuk,bu sabah Uzunbey yürüyüşe gitmeyelim, evde kahvaltı edelim diye bir öneri getirdi.Gidip börek ve boyoz almış Çağıl'a. Kahvaltı edip hep beraber çıktık.Ben tabii ki onlardan yemedim. Normalde Uzunbey sabahları kahvaltı etmiyor, ben ederim hatta en sevdiğim öğündür.Evde yalnız bile olsam çayımı demler,kahvaltımı eder,öyle çıkarım.

Bu yazıdan sonra daha net anladım ki ben kısa yazılar yazamıyorum...

Her yer gibi Fethiye'de çok soğuk.Kuru soğuk var, sadece güneşte yürüyebiliyorken ben havadan hiç rahatsız değilim.Yine de ben baharı seviyorum.Baharı bekliyorum.Buraların en güzel zamanı bahar.

Gecenin şarkısı Yüksek Sadakat 

Pazar, Temmuz 05, 2009

Bu güzel kolye arkadaşımın dükkanından.. Kendisi İstanbuldaydı ama ben hem sizle paylaşmak adına hem de örnek olsun diye bu fotoğrafları çektim. Rana ,Çarşı caddesinde vakıfbank sırasında bir dükkan ..Hem de arkadaşımın ismi :) Genelde etnik taş kolye takımlarımı, büyük taşlı yüzüklerimi , hediyelerimi buradan alıyorum. Taktığım zaman çok sorulduğundan ve çok beğenerek aldığımdan paylaşmak istedim. Kendisi zaten zevkli bir kadın olduğundan dükkan da fotoğraflamak istediğim çok obje vardı ama telefon gelince ancak bu kadarını çektim. Daha önce de Çalış'ta xmas pazarında çekmiştim birkaç görüntü.


Taşlar bazen beni rahatlatan bazen de içimde illa bugün bu rengi takmalıyım diyen bir takıntı oldu benim için. Burada da her istediğimi bulduğumdan rahat ediyorum ve genelde Rana'ya sorup öğreniyorum anlamlarını..Mesela geçen mayıs ayı pembe kök yakut bir takım aldım kendime yaşgünü hediyesi . Bu ara sık takıyorum.Yarı değerli taşlar ve gümüş takımlar hoşuma gidiyor genelde.Zaten altın pek takmıyorum artık.

Bileklikler,bilezikler..

Bu ipekle sarmalanmış kolayelere de hastayım bu aralar :) Bunları boynunuza doğaçlama sarıyorsunuz.. Her rengi mevcut.

Gözlük kılıfı keçeler..


Bunlarda keçe.


Şimdi gelelim daha yazmaya fırsat bulamadığım festivale.. Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivali.
Bu resim Behiç Ak, Sunay Akın, Akgün akova söyleşisinden..FKM de olduğundan afişleri günler öncesinden asılmıştı.

İzleyenler az gibi görünse de başlamasına yakın tüm sıralar doldu ve yazarların söyleşisi bitene kadar kimse kıpırdamadı.

Soldan sağa: Behiç Ak (elinde mikrafon olan) Sunay Akın, Akgün akova. Söyleşileri keyifli geçti. Çok yakın arkadaş olan Sunay Akın ve Akgün Akova birbirlerine sataşıp durdular :) Behiç Ak'da onları dengeledi sanırım. Çok konuşmayan biri ama karikatür duayenlerinden biriyle tanışmak keyifliydi..Kendisini ilgiyle takip ettim, tanışmaktan keyif duydum :)

Bu kısımda söyleşi sonrası imza etkinliği için..Natür kitap evi standı. Solda söyleşiyi izleyen Zeynep Oral, ve Hasan Subaşı. Bir başka gün Canan Tan'da geldi ama onun resimlerini bulamadım.
Her sene bir yazarı daha çok tanıyoruz ve seviyoruz.. Bu senenin sevilen yazarı Erol Mütercimler oldu. Bu resim Hisarönünde Natür Kitapevi standında gece çekildi ama aşağıdaki resimde göreceğiniz üzere söyleşiye gelenler haricinde yoldan sesini ve anlattıklarını durup dinleyenlerde çoktu. Zaten bitene kadar kimse sesini çıkarmadı.Ben çok sevdim..Atatürkçü tavrını ve anlatımını ve üniversitede ders anlatır gibi bize Atatürk'ü anlatmasını, çoğu insan bazı ayrıntıları bilmeden, sadece ezberden Atatürk hakkında konuşuyor.Erol Mütercimler sanırım Atatürk'ü güzel anlatabilen ender insanlardan. Bu dünyayı kadınların kurtarabileceğine inanan insanlardan biri de ayrıca.. En azından bunu bilen erkeklerden diyebilirim :)

Söyleşiden sonra kitaplarını imzaladı ve en çok soru ona geldi doğal olarak.. (Canan Tan'a sorulan geyik sorulardan farklı olarak.) Değişik bir kitlesi vardı, güzeldi.

Birde yaşını göstermeyen insanlardan olduğunu söyleyebilirim .. En çok onun resmini çektim sanırım..Herkes bir resim istedi onunla..

MaviKuş, standında arkadaşlar hazırlamış,benim çok hoşuma gitti. 4 gün boyunca festivali Hisarönünde çok keyifli geçirdik. Bazı sanatçılarda mutlaka uğrayıp bir şeyler aldılar bizden.. Çocuklarımız her sene olduğu gibi gece biraraya gelip eğlendiler bazen de yardım ettiler. Hepsi festivalde görevliydi :)
Bizim festivalin en tanınmış sanatçısı Sunay Akın' dır sanırım.En sevilenlerinden de biridir. Son zamanlarda her sene geliyor ama onun izleyici kitlesi farklı..Onlarda her sene geliyor.

Son gece bizim standımızı ziyaret etti ve herkese çay ısmarladı , bizden alıp götürdü.. Bizde bu fırsatı kaçırmadık :) Resmi ben çektiğimden ben yokum tabii ki..


Bu sene Babadağ'da kolbastı oynayan İngilizlerden oluşan halk oyunları grubumuz.. Hani Beyaz Show'a çıkan grup. Oyun çeşitlerini fazlalaştırmışlar ,o gece festivalede renk verdiler..



Bunlarda festival örnekleri.. Aysel' in kolyesi.Bu takıları teyzesi yapıyormuş, ismini de sormuştum ama unutmuşum.

Fatoş' un tişörtü.. Yaka kısmında görülen kısım örgü.Benim çok hoşuma gitti.

Bu bluz aslında Mudo'dan ama modeli çok güzeldi, Su modellik yaptı bana kendi bluzuyla..

Bir festival böyle geçti, kötü bir olay yaşanmadan ama güzel hatıralar bırakarak tamamladık dört günü.
Son gece Zekai Tunca vardı.İlk defa sanat müziği sanatçısı getirmiştik ama dinleyeni boldu :) Bende şarkılarını severim.. Akgün Akova fotoğraflarla ilgili bir sunum yaptı.Kendi fotoğraflarını irdeleyen bir showdu. Sunay Akın her zamanki gibiydi; güzeldi :)