Önce size bir link,harika bir çekiliş hakkı,genelde bu tarz şeyleri yazmam bilirsiniz ama bunu Rengin yapınca ve tatil çekilişi olunca , sonuçta Beyaz Ev'de tatil olunca dayanamadım.
Bu yastıklar ve alttaki resimler yeni açılan bir mağazadan.Salı günü açılışı vardı, oraya gittik Fatoşla.Hatta o da bana gösterip senin yastıklara benziyor dedi.Nedense bu yastıkları görünce benimde aklıma ilk gelen Derya Kuzusu oldu :)
Diğer ürünlere çok bakmadım ama yastıkların üstünde hatırı kalır fiyatlar vardı :)
Bunlar Dont işi çömlekler.Buranın geleneksel kapları,o köyün kadınları bu işleri pek kimselere öğretmezlermiş, artık pek yapanda kalmadı.Bende de bir kaç parça var.
idekor, Buffalo Restaurant yanında.
Bu takılar Rana'dan.Bir kaç örnek olsun dedim.
Bugünde yine scrable günündeydik.Yani ben gittim arkadaşlarımı görmeye.Dükanda olduğumdan sadece çay içtim.Oysa çok hoş ikramlar vardı.Nurperi hanım yanıma verdi yiyemediklerimi, bende Çağıl'a eve getirdim.
Uzun zamandır evde yardımcım yok, kendi işimi kendim yapıyorum.Evde köpek bakmak ve yaşamak çok güzel ama bir yandan da çok yorucu.Gelecek hafta cuma, küçük kahve günü bende.Biz sadece kahve içmiyoruz ama.Yanına ikramlarda yapmam gerekiyor.Onları severek yapıyorum.Hatta geçen cumartesi hem ikram yaptım hem de evimi temizledim.Laf aramızda evde kalmayı da özlemişim :) Çağıl burda olduğu içinde öğlene kadar evde onunla takılıyorum.O uyuyor çünkü geç yatıyoruz,ben Uzunbeyle sabahtan yürüyüşe çıkıp,o kalkana kadar oyalanıyorum evde.Ses yapmamak adına mutfağa falanda girmiyorum.Gerçi bu günlerde hava çok soğuk,bu sabah Uzunbey yürüyüşe gitmeyelim, evde kahvaltı edelim diye bir öneri getirdi.Gidip börek ve boyoz almış Çağıl'a. Kahvaltı edip hep beraber çıktık.Ben tabii ki onlardan yemedim. Normalde Uzunbey sabahları kahvaltı etmiyor, ben ederim hatta en sevdiğim öğündür.Evde yalnız bile olsam çayımı demler,kahvaltımı eder,öyle çıkarım.
Bu yazıdan sonra daha net anladım ki ben kısa yazılar yazamıyorum...
Her yer gibi Fethiye'de çok soğuk.Kuru soğuk var, sadece güneşte yürüyebiliyorken ben havadan hiç rahatsız değilim.Yine de ben baharı seviyorum.Baharı bekliyorum.Buraların en güzel zamanı bahar.
Gecenin şarkısı Yüksek Sadakat










Her sene bir yazarı daha çok tanıyoruz ve seviyoruz.. Bu senenin sevilen yazarı Erol Mütercimler oldu. Bu resim Hisarönünde Natür Kitapevi standında gece çekildi ama aşağıdaki resimde göreceğiniz üzere söyleşiye gelenler haricinde yoldan sesini ve anlattıklarını durup dinleyenlerde çoktu. Zaten bitene kadar kimse sesini çıkarmadı.Ben çok sevdim..Atatürkçü tavrını ve anlatımını ve üniversitede ders anlatır gibi bize Atatürk'ü anlatmasını, çoğu insan bazı ayrıntıları bilmeden, sadece ezberden Atatürk hakkında konuşuyor.Erol Mütercimler sanırım Atatürk'ü güzel anlatabilen ender insanlardan. Bu dünyayı kadınların kurtarabileceğine inanan insanlardan biri de ayrıca.. En azından bunu bilen erkeklerden diyebilirim :)
Söyleşiden sonra kitaplarını imzaladı ve en çok soru ona geldi doğal olarak.. (Canan Tan'a sorulan geyik sorulardan farklı olarak.) Değişik bir kitlesi vardı, güzeldi.






