Bir 18 kasım cuma günü yazmaya başlamışım.18 kasım 2005.
Bugün 20 kasım 2015. On sene bitmiş.
18 inde yetişemedim yazmaya ama buradan geçmişte blog yazan, yazmayı bırakan ve devam eden bütün blogger arkadaşlarıma ve okuyuculara diyorum ki ...
İyi ki bloglar var, iyi ki varsınız :)) Çok şey paylaştık, daha da paylaşacağız sanırım...
Foto: Neden bu foto, değişmeyen tek hayalim...
*Başlık : Cemal Süreya
asortik krep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
asortik krep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumartesi, Kasım 21, 2015
Perşembe, Aralık 05, 2013
Sözcükler penceredir ya da duvar *
Bu hafta Fatoş'la Yoga'ya başladık biz :) Ben ilk defa yoga çalışıyorum.Önceleri fikir bana uzak gibi gelse de ilk derse bu hafta gittik küçük bir grupla.İçinde butik sahibi olanlardan inşaat mühendisi arkadaşlara değişik yelpazede bir grup arkadaşız aslında.Hepimiz çalışıyoruz.Çalışmayı bir İngiliz arkadaşımız yapıyor, yarı Türkçe yarı İngilizce bir muhabbette götürüyoruz ama çok eğlenceli oluyor.Bu manzarada çalışmak, hareketler zor olsa da keyifli geldi bana.Eskiden spor yapmıştım biraz . Kilolu olsam da kazma değilim yani :) Sanırım zamanla iyi bir öğrenci olabilirim.Bu hafta sonu İstanbul'a gidiyorum, biraz iş biraz ailemi görmeye..Bu yüzden hemen devam edemesem de gelince güneşe selam vermeye devam edeceğim. Yoga bende en çok karın kaslarını çalıştırdı,demek ki en eksik yanım buymuş.Bazı hareketleri çok sevdim, bazılarında zorlandım.Pratik olarak kendimi iyi bulsam da teknik açıdan disiplin isteyen bir iş.Bir günde 1.5 saat çalışıyoruz. İşin diğer kısımlarına şimdilik hiç girmiyorum.Çünkü çok başındayım.Bilenlere bırakıyorum anlatmayı.Ben haftada birden fazla gitmeyi hedefliyorum.
Bu güzel manzaralar 1. Karagözler Mahallesinden Fethiye manzaraları.
yat limanı
Yoga salonumuz deniz manzaralı.
Bu arada çarşamba akşamı Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadında Fethiyespor maçı vardı. Fethiyespor 2-1 yenerek Fenerbahçeyi tarih yazdı.Yenmesinden çok sahaya üzerilerinde Yüce Atatürk" yazılı t'shırtle çıkmaları çok sevildi ve sosyal medya sallandı sayelerinde.
Arka balkonumdan Akdağlar görüntüsü.Zirvelere karlar düşmeye başladı.Yani yavaş yavaş havalarımız soğuyor ve yağmurlar başlıyor.Yine bir gece kız kıza fasıl dinlemeye gittik.Çok güzel bir geceydi,çok eğlendik. Kings Garden 'da cuma - cumartesi akşamları, fasıl keyfi,özel olarak tavsiye edilir.Yeni başladı ama ben iki değişik hafta iki değişik grupla gittim,çok keyifliydi.
Bugün-perşembe -akşamı da Cumhuriyet Kadınları Derneğinin yemeği var,kısmetse Fatoş ve Uzunbey'le oraya gideceğiz bu akşam.Bütün biletleri satmışlar,herkes orada olacak.
Cuma gecesi Hisarönünde bir otele yemeğe davetliyiz.Resimlerini sonra paylaşırım,güzel yemek yapan bir ustaları var,daha önce restaurant resimlerini ben çekmiştim :)
Ayrıca 5 aralık perşembe saat 11.00 de Atatürk Anıtı önünde Türk kadınının 79. sene seçme ve seçilme hakkını kutlamak üzere kadın dernekleri,partiler, sivil toplum örgütleri bir araya gelerek tören yapacağız.(ben gidebilirsem katılacağım)
Daha önceden paylaşmıştım, 8 aralık 'ta ekoloji forumu var FKM 'de aynı günde xmas pazarı var Çalış sahilde.
*Başlık: Ruth Bebermeyer
Perşembe, Ocak 19, 2012
Mevsimler değişirken değişmeyen bir tek sen
Bu ara bu modlardayım.Çağıl'a göre ergen liseliymişim ben :) Saçımı topuz yapıyorum, arkadaşlarım çok beğendi, bana da değişiklik lazımdı iyi oldu.Annem görse hoşuna gider,o çok sever bu topuzlu hallerimi. Etekler aldım kendime,biraz motivasyon olsun istedim.Bu aralar yine keskin bir şekilde Dükan yapıyorum.İlk zamanlardaki gibi yapmaya çalışıyorum,kaçamaklar yapmadan.Uzun zamandır bu moda girememiştim aslında.Özlemişim sağlıklı gitmeyi ama ne yaparsam yapayım ,eskisi kadar su içemiyorum.Kışın kilo vermek zor gerçekten.Bu akşam maydanoz kaynattım limonlu,onu içtim.Bu dükana ait değil ama ödemleri atıyor.Şimdi de kalkıp sıcak su içmeyi düşünüyorum derken yanlışlıkla yazıyı gönderdim bile.Hatta yorum bile geldi ben düzeltmeye çalışırken.Bu kadar senedir sanırım ikinciye yanlış yolladım yazıyı,bin küsür yazıdır.Neyse ben başlık yazıp, sonunu bağlayıp göndermeliyim fazla lafı uzatmadan.
Önce size bir link,harika bir çekiliş hakkı,genelde bu tarz şeyleri yazmam bilirsiniz ama bunu Rengin yapınca ve tatil çekilişi olunca , sonuçta Beyaz Ev'de tatil olunca dayanamadım.
Bu yastıklar ve alttaki resimler yeni açılan bir mağazadan.Salı günü açılışı vardı, oraya gittik Fatoşla.Hatta o da bana gösterip senin yastıklara benziyor dedi.Nedense bu yastıkları görünce benimde aklıma ilk gelen Derya Kuzusu oldu :)
Diğer ürünlere çok bakmadım ama yastıkların üstünde hatırı kalır fiyatlar vardı :)
Bunlar Dont işi çömlekler.Buranın geleneksel kapları,o köyün kadınları bu işleri pek kimselere öğretmezlermiş, artık pek yapanda kalmadı.Bende de bir kaç parça var.
idekor, Buffalo Restaurant yanında.

Bu takılar Rana'dan.Bir kaç örnek olsun dedim.
Bugünde yine scrable günündeydik.Yani ben gittim arkadaşlarımı görmeye.Dükanda olduğumdan sadece çay içtim.Oysa çok hoş ikramlar vardı.Nurperi hanım yanıma verdi yiyemediklerimi, bende Çağıl'a eve getirdim.
Uzun zamandır evde yardımcım yok, kendi işimi kendim yapıyorum.Evde köpek bakmak ve yaşamak çok güzel ama bir yandan da çok yorucu.Gelecek hafta cuma, küçük kahve günü bende.Biz sadece kahve içmiyoruz ama.Yanına ikramlarda yapmam gerekiyor.Onları severek yapıyorum.Hatta geçen cumartesi hem ikram yaptım hem de evimi temizledim.Laf aramızda evde kalmayı da özlemişim :) Çağıl burda olduğu içinde öğlene kadar evde onunla takılıyorum.O uyuyor çünkü geç yatıyoruz,ben Uzunbeyle sabahtan yürüyüşe çıkıp,o kalkana kadar oyalanıyorum evde.Ses yapmamak adına mutfağa falanda girmiyorum.Gerçi bu günlerde hava çok soğuk,bu sabah Uzunbey yürüyüşe gitmeyelim, evde kahvaltı edelim diye bir öneri getirdi.Gidip börek ve boyoz almış Çağıl'a. Kahvaltı edip hep beraber çıktık.Ben tabii ki onlardan yemedim. Normalde Uzunbey sabahları kahvaltı etmiyor, ben ederim hatta en sevdiğim öğündür.Evde yalnız bile olsam çayımı demler,kahvaltımı eder,öyle çıkarım.
Bu yazıdan sonra daha net anladım ki ben kısa yazılar yazamıyorum...
Her yer gibi Fethiye'de çok soğuk.Kuru soğuk var, sadece güneşte yürüyebiliyorken ben havadan hiç rahatsız değilim.Yine de ben baharı seviyorum.Baharı bekliyorum.Buraların en güzel zamanı bahar.
Gecenin şarkısı Yüksek Sadakat
Önce size bir link,harika bir çekiliş hakkı,genelde bu tarz şeyleri yazmam bilirsiniz ama bunu Rengin yapınca ve tatil çekilişi olunca , sonuçta Beyaz Ev'de tatil olunca dayanamadım.
Bu yastıklar ve alttaki resimler yeni açılan bir mağazadan.Salı günü açılışı vardı, oraya gittik Fatoşla.Hatta o da bana gösterip senin yastıklara benziyor dedi.Nedense bu yastıkları görünce benimde aklıma ilk gelen Derya Kuzusu oldu :)
Diğer ürünlere çok bakmadım ama yastıkların üstünde hatırı kalır fiyatlar vardı :)
Bunlar Dont işi çömlekler.Buranın geleneksel kapları,o köyün kadınları bu işleri pek kimselere öğretmezlermiş, artık pek yapanda kalmadı.Bende de bir kaç parça var.
idekor, Buffalo Restaurant yanında.
Bu takılar Rana'dan.Bir kaç örnek olsun dedim.
Bugünde yine scrable günündeydik.Yani ben gittim arkadaşlarımı görmeye.Dükanda olduğumdan sadece çay içtim.Oysa çok hoş ikramlar vardı.Nurperi hanım yanıma verdi yiyemediklerimi, bende Çağıl'a eve getirdim.
Uzun zamandır evde yardımcım yok, kendi işimi kendim yapıyorum.Evde köpek bakmak ve yaşamak çok güzel ama bir yandan da çok yorucu.Gelecek hafta cuma, küçük kahve günü bende.Biz sadece kahve içmiyoruz ama.Yanına ikramlarda yapmam gerekiyor.Onları severek yapıyorum.Hatta geçen cumartesi hem ikram yaptım hem de evimi temizledim.Laf aramızda evde kalmayı da özlemişim :) Çağıl burda olduğu içinde öğlene kadar evde onunla takılıyorum.O uyuyor çünkü geç yatıyoruz,ben Uzunbeyle sabahtan yürüyüşe çıkıp,o kalkana kadar oyalanıyorum evde.Ses yapmamak adına mutfağa falanda girmiyorum.Gerçi bu günlerde hava çok soğuk,bu sabah Uzunbey yürüyüşe gitmeyelim, evde kahvaltı edelim diye bir öneri getirdi.Gidip börek ve boyoz almış Çağıl'a. Kahvaltı edip hep beraber çıktık.Ben tabii ki onlardan yemedim. Normalde Uzunbey sabahları kahvaltı etmiyor, ben ederim hatta en sevdiğim öğündür.Evde yalnız bile olsam çayımı demler,kahvaltımı eder,öyle çıkarım.
Bu yazıdan sonra daha net anladım ki ben kısa yazılar yazamıyorum...
Her yer gibi Fethiye'de çok soğuk.Kuru soğuk var, sadece güneşte yürüyebiliyorken ben havadan hiç rahatsız değilim.Yine de ben baharı seviyorum.Baharı bekliyorum.Buraların en güzel zamanı bahar.
Gecenin şarkısı Yüksek Sadakat
Etiketler:
asortik krep,
dekorasyon,
dikiş,
dont,
kırkyama,
Rana,
topuz,
yastık
Pazar, Ekim 23, 2011
Yok birbirimizden farkımız
Buraya yazıyorum ya bazen, yazdıklarım yüzünden çok fazla sorgulanıyorum.Nasıl göründüğünü bilmiyorum,özellikle öyle gözüksün diye de yazmıyorum.Sadece yazıyorum.Gün içinde yaşadıklarımı, kızdıklarımı, bazen başkalarına anlatamadıklarımı ,bazen de anlattıklarımı yazıyorum.Süper yazdığımı da iddia etmiyorum.Buradan ailemin çoğu üyesi takip ediyor,bazen yoğunluktan diyelim ki o gün cepten konuşamadık, eğer buraya tiyatrodayım diye yazdıysam neden cebim kapalı diye merak etmiyorlar mesela.Çoğu arkadaşım o saatte hangi etkinlikteyim biliyorlar, bazen bana eşlik ediyorlar burdan görüp.Bazende yoğunluğumu görüp işlerimin bitmesini bekliyorlar görüşmek için.
Alışverişlerimi yazmıyorum bile, pahalı gördüklerimi de.Yazdıklarım ya ucuza alınmıştır ya zor bulunandır.Gezdiklerimi yazıyorum, yaptıklarımı ve yediklerimi. Yakında yemediklerimi yazacağım mesela :)
İçtiklerimi yazıyorum, arkadaşlarla beraber zaman geçirmeyi ve beraber içmeyi seviyorum. O da haftada bir bile değil.Bu ara içki de içmiyorum zaten.
Arada bir iki kere eski yazlığımı yazdım, yazmasamıydım bilmiyorum.Herkesinki kadardı işte,Asortik diye ismi olunca insan saraylarda yaşamıyor, gösterişli evi de olmuyor.Blog adımı da kendim koymadım zaten.Kızkardeşimin keyifli yaşamayı sevmeme karşı yaptığı bir göndermeydi sadece.
Tek hava atabileceğim şey size karşı olduğum gibi gözüküp, gözüktüğüm gibi olabilmemdir.
Evet, gerçek hayatta insanlar beni çok sever,bende onları.
Kendim için pazara çıkmam ama burslar için gidip pazarda mal satarım,eşya taşırım.
Herkesinki kadar evime bakarım, herkesten çok işte çalışırım.Aynı anda bir sürü sorumluluk taşırım, iş yönetirim.Aileme çok düşkünüm,sevdiklerimi özlerim, onlarda beni çok sever.
Çok hızlı hareket edebilirim,pratiğim, sakin görünürüm ama sinirliyim.Ekip çalışmasını severim ama yalnız da çalışabilirim.Kolay kolay şikayet etmem.
Arkadaşlarım benim için önemlidir, onlar için elimden gelen herşeyi yaparım.Yaptığım her işte başkalarını da düşünürüm.
Kolay küsmem ama bir kere küstüğüm biriyle bir daha barışmam.Pişman da olmam ama arada kırılabilirim...
Kendime güvenirim,başkalarına göre hareket etmem.Tek başıma da kalsam fikrimi değiştirmem.Bu yüzden blog yazılarım hakkında gelen eleştirileri dinlerim ama kendi bildiğim gibi de devam ederim.Çünkü onlar içimden geçenlerdir,başkaları için yazılmamıştır,tabii ki insanlar benim için önemlidir, fikirlerine saygı duyarım ama burası başkası için yaptığım bir şey değildir.Buraya yazdıklarım beni bağlar,istediğim mesajı veririm,benim için bu platformda nasıl göründüğüm önemli değil, nasıl paylaştığım önemlidir.Ben buradan sevdiğim bir işi, sevdiğim insanlara ulaşmak için yapmaya çalışıyorum.Yazıyı yazarken düşündüğüm en son şey bu iletişimi başka düşünceler için harcamak olacaktır.Bir daha böyle bir yazım olsun istemiyorum.Böyle kötü yazılarımı bazen yazdıktan sonra silmek bile istiyorum ama silmiyorum.Çünkü onlarıda hayatımın bir parçası olarak görüyorum.
Yazdıklarınız veya söyledikleriniz söyleyen kişinin önemine göre etkiliyor beni, farklı bir görüntü veriyorsam bu beni rahatsız eder çünkü ben davranışlarıyla ve söyledikleriyle insanları etkilemeyi seven biriyim.Benim açımdan değişen bir şey yok,yazılara devam, sadece bazen insanlar gerçekten eleştirmek için mi yoksa karşısındakini yaralamak için mi konuşuyor arada onu merak ediyorum.
*Resim : Beyaz elbiseli benim. Herkes kadar farklıyım sadece :)
Not:
PAZAR GÜNÜ ETKİNLİKLERİ ...
Cumhuriyet Kadınları Derneği Fethiye Şubesi Tanışma Kahvaltısı
23 ekim pazar saat :10.00 Yakamoz Restaurant -Fethiye
Çalış Karnavalı ekim ayı 2. el pazarı
saat: 7.00 - 14.00 arası Çalış Plajı
Cumhuriyet Kadınları Derneği Fethiye Şubesi Tanışma Kahvaltısı
23 ekim pazar saat :10.00 Yakamoz Restaurant -Fethiye
Çalış Karnavalı ekim ayı 2. el pazarı
saat: 7.00 - 14.00 arası Çalış Plajı
Etiketler:
2. el pazarı,
açıklama,
asortik krep,
çalış,
kendim,
pazar,
yazı
Pazartesi, Mayıs 02, 2011
bu evrende bir tozsun...
ÖLÜDENİZ
Baba beni mimlemiş, blog serüvenin nasıl başladı diye.Bir uzun hikayedir aslında, kendimce açıklamaya çalışacağım.
İnternette değişik ve güzel paylaşımları çoğunlukla Mutfakcamı Burcu'dan buluyorum.Daha doğrusu o beni bulaştırıyor.Blogları da bir gün Burcudan öğrendim.Abla bu adrese gir ve mutlaka oku dedi.Blogspotu onunla keşfettim.2005 yılının temmuz ayında ilk onu ve "sugibinin" eski bloğunu okuyarak başladım.Okuyorum yorum yazıyorum falan ama hiç blog yazmayı düşünmüyorum çünkü çok yoğun çalışıyorum aynen şimdi olduğu gibi.
Sonra bir gün burcu bana blog açtığını ve yazmam gerektiğini söyledi. Yazmadım tabii ki. Bozuldu ama vazgeçmedi.Bir kere daha blog açtığını ve yazmazsam kızacağını söyledi.Onu kırmamak adına evet dedim.
Ben kabul edince kızma ama ben sana "Asortik Krep" adını verdim, sen bir şehirli krepsin bende akıtmayım dedi. Kendisi sade, gösterişsiz ve yalın olan herşeyden keyif aldığından ve beni gösterişli ve süslü bulduğundan Asortik lakabını takmış. Bana göre ben doğal bir kadınım. 2005 kasım ayında başladığım bu doğal serüvenimde hala sürüyor :))AKYAKA (sağdaki)- En sevdiğim fotoğraflardan biri olarak uzun süre bilgisayarımın masaüstünü kapladı.En sevdiğim olabilir, beni müthiş etkileyen bir fotoğraf.
Blogda daha çok hayatımı, Fethiyenin güzelliklerini ve güncel medya olayları hakkında yazılar yazıyorum. Özellikle sergiler ve sanatsal etkinlikleri takip etmeyi sevdiğimden ve bir çoğunun organizasyonunda kendim çalıştığımdan hem arkadaşlarımı haberdar etmek adına hem de kendime küçük notlar düşmek adına bloğa koyuyorum.
Yemek kültürü, el sanatları ve bahçe herhalde vazgeçilmezlerim.Yaşadığım yeri seviyorum ve buraya gelenlere de buranın güzel yerlerini tanıtmak bir başka hedefim.
Bu yazıya seçtiğim fotoğraflar bu 5.5 senede blogda kullandığım en sevdiğim kendi kapak fotoğraflarından seçme.
Blog benim için müthiş bir tecrübe oldu aslında. Hayat sadece yaşadıklarımızdan ibaret değil. Bloglar bambaşka bir dünya. Buradan kankalarım oldu, yeni kardeşlerim oldu, arkadaşlarım oldu,tanıştıklarım oldu, kapıştıklarım oldu, hayatıma girdiği hızda çıkanlar oldu, dostlarım oldu, hepsi için blog dünyasına müteşekkirim aslında.Hepsi çok güzel hayat tecrübesi oldu bana.Bloglar öyle bir şey ki yazdıklarınız sizin kişisel şifrelerinizi ele veriyor, kişi hakkında zor yanılıyorsunuz. Benimde yanıldıklarım oldu, şaşırdıklarımda oldu ama hayat hepsini sindirmek için bir fırsat tanıyor hepimize.
Sevmediklerime gelince,hakaret içeren yazılar yazıp, yorumlar bırakıp, altına adını bile yazamayanlar, en az saygı duyduklarım. Etik olarak insan yazdıklarının arkasında olmalı, ama dedim ya,yazılarıyla kişilikleri örtüşmeyenler gün gelip açığa çıkıyor ve sırıtıyor bir yerden.
Mimarsinan Köprüsü-BÜYÜKÇEKMECE
Blog hayatımda kimseye bana link versin diye link vermedim.Önce okuduklarımla başladım, sonra bana link verenlere link verdim, ilk yazıya başlayanlardan beğendiklerime ilk ben link verdim ki benden giden bir sürü insan onu tanısın, yalnız bırakmasın. Aynı nedenlerden bir çok bloğun ilk izleyicisi oldum. Zor zamanlarında mutlaka uğradım, iyi günlerinde olmasam da olur dedim. Yorum yazarken mutlaka iki kere düşünürüm yazmak için ve her aklıma geleni yazmam. Yazdıktan sonra mutlaka iki kere okurum-yazılarımı da. Yazmak sorumluluk ister, samimi ve doğal olmayanları elerim genelde. Eskiden bakmazdım ama şimdi izlediğim blog sayısı yükselince arada link verdiklerimi eliyorum ki yerine yenilerini alayım.Dörtyüz küsür linkim var,hepsini de okumaya çalışırım.Artık blog eklerken blogger uyarıyor beni bu linkler yüzünden.
ÇALIŞ PLAJI
Yazı yazan biri yorumlara etik olarak cevap vermeli, yazılarına uzun ara vermemeli, saygılı olmaya çalışmalı ve tıpkı evine gelen misafirler gibi diğer insanlara davranmalıdır. Alıntı yaptığı kaynakları göstermeye özen vermeli, başka bloglara hit almak üzere sataşmamalıdır.Hoş bunların yapıldığını görüpte izlemeye devam ediyorsanız da sağ köşedeki çarpıdan (X) bloğu kapatma lüksünüz olduğunu hatırlatmak isterim.
Benim balkon- ÇALIŞ
Senelerdir yazıyorum.Blog dünyasında kimler geldi kimler geçti diyebilecek kadar çok kişi tanıdım.Kapatma kararı verenlerin çoğunun kapatmak için saydığı nedenlerin çoğunu yaşadım. Bir kısmını gözlemledim.Keşke herkes yazabilse, gidenler geri dönse.Onlara o kadar alışıyorsunuz ki sanki blogdan değil de sizin hayatınızdan çıkıyorlarmış gibi oluyorlar. Yoklukları gerçekten belli oluyor.Bir kere çocukları yeğeniniz, kendileri ve sorunları sizin hayatınız gibi oluyor. Zamanla unutulsa da bazen eski yazıların yorumlarına tıklayıp onların izini sürmeye çalışıyorum.Bazen çok beğenip izini kaybettiklerimizde oluyor.Eskiden blogger da bu kadar teknik kolaylık yoktu, şimdi blog yazmak daha kolay ve güzel.Arada sanırım yazılarıma ya da fikirlerime kızıp linklerini vermekten vazgeçenler oluyor.Bunları pek önemsediğimi söyleyemem. Bence hepimiz diğerlerinin alanında birer rengiz. Ne kadar çok renk varsa bu hayatta o kadar güzel bir ortam olduğu inancındayım.Bu yüzden fikirleri bana hiç uymayan farklı dünyalardan insanların bloglarına linkler veriyorum. Onlarla dünyamın zenginleştiğine inanıyorum.
Balkonum-ÇALIŞ
Bu blogda daha çok Çağıl ve Ares'le ilgili yazdım çoğu zaman.Onlar benim hayatımın merkezi oldu doğal olarak.Şimdi ne Çağıl bu bloğun başlangıcındaki yaşında ne de Ares. Bu bloğun temel konusu sanırım özlemdi, hala da öyle.
Ares,aramıza katıldığında 2.5 aylıktı.
Asortik değil Asortik Krep'im. Ya da krep denmesinden hoşlanırım. Asortikliğim lüks yaşamımdan değil keyfi sevmemden ileri gelir. Bu ikisinin karıştırılmasından uyuz kapabilirim.
Gemiler Koyu- KAYA
Ne zaman istesem yanıbaşımdaydınız, umarım bende sizleri hayal kırıklığına uğratmamışımdır. Bazen sadece kendim ve sevdiklerm için burdaydım, umarım diğer zamanlar gibi bunu da hoş görürsünüz.
Beraber yaptığımız her işten gurur duydum,(kemoterapi koltukları almak,çekirdek kampanyası, mavikuş destek hareketi gibi dayanışmalar) arada kaybettiğimiz değerlerimiz de oldu, onları unutamayız,yazdıklarını da.Benim için çok kıymetliler.
ÇALIŞ
ve diğer fotoğraflara yazmaya kalkarsam bu yazı bitmeyecek. Oysa blog benim için uzun zamandır aile demek, bloglardan konuşabiliriz ama bu herhangi bir yerde tanışmamızın verdiği samimiyeti ve güzelliği geçmeyecek anlamına gelmemeli.Sizleri görmesemde beni gördüğünüzü ve izlediğinizi biliyorum.Bu da beni mutlu ediyor. Teşekkür ederim ayrı ayrı hepinize :))
Üstteki foto : Koca Çalış Plajı
Sarnıç- KAYA
Kaktüs'süs olmaz :)
Bahçemden
İçmeler-MARMARİS
Şovalye Adası- Fethiye
Rumeli Hisarı-İstanbul
Vişne Likörü benim hayatımda olmazsa olmazlardan :) Öğrendiğimden beri kendim yapıyorum.
Kaputaj Plajı-Kaş
Günün şarkısı olmadan bu blog olmaz :) Benim sevdiğim gruplardan... Yüksek sadakat.
Etiketler:
asortik,
asortik krep,
asortikkrep,
blog,
çalış,
Fethiye,
fotoğraf,
kaya köy,
Koca Çalış,
kültür
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







