cumhuriyet mitingi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cumhuriyet mitingi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Ekim 28, 2012

Aşk deyince adın "Kalbime" geliyor...*

Bizim  evde likör içilmeden bayram kutlanmaz diyordu Uzunbey bayramın ilk günü.. Hakikaten de öyle.Arife sabahı kaybolan nüfus kağıdımın cezasını ödemeye gittim maliyeye.Çünkü tam bir ay oldu nüfus müdürlüğüne gideli,cezası da bir ay içinde ödenmeliymiş. Yani siz siz olun nüfus cüzdanınızı kaybetmeyin.Çünkü bunun için hükümete  tam olarak 73 lira ceza ödüyorsunuz.Vergi veriyoruz ama biliyorsunuz bizim vergilerimizle  Suriyeden gelenler bakıldığı için biz kendi işlerimizi yapması  için yine hükümete para ödemek zorundayız.Görevliye sordum.Biraz sıkılarak 2003 ten beri böyle dedi, ben daha önce kaybetmediğim için bu uygulamayı bilmiyordum dedim.Biz vergimizi veriyoruz neden bu işler için tekrar para ödüyoruz dedim.Muhatabımın o olmadığını bile bile.Ona da iki lafın arası yani bu hükümetin işi dedim, sesini çıkarmadı,yani öyle. Onbeş gün içinde ödersen 55 lira dedi,yine para ödüyoruz yani kurtuluş yok.Ben farketmemişim, bir ay gözüme çarpmış, maliyeye girdim ki etraf bomboş.Ne geldin gibi bütün bakışlar bende.Hatta kağıdı görmeden sordu da birisi.. Bende size meraklı değilim ama bir ay zamanı var işte.Tatil girdiğinden son gün arife,o gün ödedim geçtim.Bayram yazısı böyle mi olur diyenlere, 29 ekimi zorla kutlayan bir ülkeye çok bile.
Alışveriş yapıp eve döndüm,her şeyi aldığımı sandım ama likörü unutmuşum.Kaç senedir kendim yapıyordum,bu sene hiç keyfim yok, vişne almama rağmen yapamadım,vişneleri de çürüttüm yapmadan buzdolabında.Oysa iki elim kanda olsa yapardım eskiden.
Bu arada ilk defa Nazen marka likör aldım,ahududu ama Hare'nin yanından bile geçmedi.Hoş bayramın 1. günü  Migrosta likör kalmamıştı biliyor musunuz.. Sondan 2. ciyi biz aldık.Seçme şansımız olmadı yani.
Çağıl kuzenleriyle olmak adına bayramı istanbulda geçiriyor, ben hepsini özledim şimdiden.Bu bayram yalnızdık yani..
 Datça için ilk gece yazdığımdan aslında fazla anlatamadım orayı ama ben çok beğendim.Datça, yazları çok sıcak olmadığından -Fethiye kadar- belli bir yaş grubunun tercih ettiği bir yer olmuş.Belli bir düzeye hitap ettiğini de yazmam lazım.Bayram sebebiyle yazlığa  gelen  çoktu.Anladığıma göre şehirlere dönülmüş,bayram geçirmeye ve sezonu kapatmaya geri dönülmüş ya da yeni dönülecek.Çok hoş insanlardı ama,  birbirini tanımaları ve karşılaştıklarında sohbet etmeleri sıcak insanlar olduğunu düşündürdü bana. Özendim, nedense ilk defa emekliliğimi düşündürttü :)  Sonra konuştuk Uzunbeyle, Fethiye temmuz-ağustosta çok sıcak,insan kaçmak istiyor adeta. Bu yüzden sıcaklarla arası olmayanlara Datça iyi bir adres gerçekten.Biz gittiğimizde şansımıza hava çok güzeldi, iki gün boyunca denize girip durdum ben. Datça'yı sevdim, yolda giderken sevdiğim şarkılar çalarken yolculuk etmek de iyi geldi ve nedense bu sefer zor geldi buraya dönmek.
2-3 gün yetmediğindendir diye düşündüm.
 Datça'da okumaya başladım.
 Kahvaltı ettiğimiz bahçe odanın hemen altındaydı. Otel Royal Han.
 Datça yolundan marmaris görüntüsü,hava pazartesi sabahı bozuktu ama biz otelde ancak sabah kalkınca havanın bozduğunu anladık taş duvarlar yüzünden.Fethiye ise o gece şimşeklerden dolayı geceyi kötü geçirmiş,çok yağmur yağmış.Muğla da serindi, biz zaten öğlene kadar işimizi bitirip çıktık,alışveriş yaptık, öğlene doğruda yola çıkmıştık.Giderken ben kullandım,uzunbey internete girdi,ara ara öyle kötü yağdı ki bir ara silecekler yetişmedi.Dalaman da köfteci efe'ye girdik,garson arabadan içeri bize şemsiye tutmak zorunda kaldı, içeride yediğimizden fotoğraf çekemedim.Yağmurdan göremiyor ya ben şöför koltuğundayım,garson önce yan tarafa gidip kapıyı açtı,uzunbey indi şemsiyeyle onu götürdü sonra gelip beni aldı :)) Biz eşitlikçi bir aileyiz :)) Önce beyler ..
 Tuz-biber ta Demirköyden, ben isteyince teyzem alıp göndermiş annemin kargosuyla.
 Terlikler annemden bayram hediyesi...
 Önlüğü annem bana dikmiş, kullanmaya kıyamazsın, yerel dokuma kumaştan.
 Tatlıyı ben yaptım,milföy ve cevizli, fena olmamış,ilk denemeydi.
 mutfak lambam
 bu da yeni..
 İlk biz yedik,kalite kontrolü bizden yani..
 İlk gün evden çıkmadık, bir gece önce uzunbey geç gelmişti,ben yorgundum falan, bahçede çalıştık biraz.Zaten hafif yağmurluydu.Gün  yağışlı geçti. İkinci günün sabahı Koca Çalışa kahvaltıya gittik Escape'e , daha sonra da ev gezmelerimizi yaptık akşama kadar, Rana'nın doğum günüydü,bir pasta alıp gidelim dedik yanına..
 Burası Koca Çalış Plajı..
 Ares'in oyun arkadaşı var orada,  Tekila..
Kahvaltı çok güzeldi.
 Ares
 Ares
 Tekila,
 Oynayıp koşturdular o gün,                                                                                                                      

Çalış
Ekin ablada el yapımı bardak altlıklarını görünce çektim, dondurma saplarından yapılmış, geridönüşüm olduğundan hoşuma gitti.
Bu da Gülderen'in bahçesi,  şedokslar top büyüklüğüne ulaşmış.
3. gün akşamı uzunbey son dakika çalıştı.4. gün sabahı da gitti.Geldiğinde hep beraber cafederin zehra ve ailesiyle Aksazlara pikniğe gittik, Fevzilerde geldi.Akşam döndük.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları...
Yarın ziraat bankası arkasında saat : 10-17.00 arası Fethiye Kadın Kolları olarak kermesimiz var.
13.00 de FKM önünde toplanacağız.
18.00 de stadın önünden Fener Alayı var.

 İYİ BAYRAMLAR :)

* Başlık: Ceyhun Yılmaz



Perşembe, Ekim 25, 2012

89. yıl

29 Ekimde Ziraat Bankası arkasında CHP Fethiye Kadın Kolları olarak 29 Ekim Kermesinde olacağız.Saat: 10.00- 17.00 arası. İnşallah bazılarımızda Ankara'da yürüyüşte olacak...

Cuma, Mayıs 15, 2009

China Breeze.. ve Cumhuriyet Mitingi

Çarşamba akşamı Çalışta yeni açılan Çin Restaurantına gittik..Hem evde yemek yoktu hem de tekrar dışarı çıkacağımız için eve girmek istemedik..

O gece maçta vardı Çağıl biraz huzursuz yemek yedi ama idare ettik.
Ares'te bizimleydi her zamanki gibi.. İki masa Türktü, geri kalanları yabancı..

Dünde bloggerlardan biri Fethiyeye geldi, kendi yazarsa bende size yazarım..Yok yazmazsa yazamam..Sadece paylaşmış oluruz..Yarın otele gitmeyi düşünüyorum onu ziyarete ..

Bir kaç gündür canım kabak çekirdeği istiyordu,nasıl istemek ama anlatamam.. Sonunda Migrostan aldım ve iki gecedir çitliyorum :)

Bir gece önce Çin lokantasındaki biz değilmişiz gibi dün gece ben tavuklu noodle yaptım. zaten evde hazır ekşi-tatlı sosumuz var, yalnız benimki için biberleri biraz büyük doğramışsın dedi Uzunbey.. Bir daha yine uzunlamasına ama küçük doğrayacağım..


Her çin lokantasına gittiğimizde Çağıla evde çin böreği yapacağım diyormuşum.. Evet yapacağım ama canım istediğinde.. Sevdiğimizden midir nedir bu porsiyon Çağılla bana küçük geldi.. Uzunbey çorba içti, biz börek yedik, üstüne de 2 dana demir tava, bir karides demir tava yedik.Hepimiz beğendik,sınıfı geçti yeni bir firma olarak..Yanında da kavaklıdere kırmızı şarap :)

Dün bir şey farkettim ki burada yaşayan yabancılardan aralarında Türkçe konuşan varsa kötü bir şey yaptıklarında birbirlerine "boş kafa" diyorlar :)) Bence daha usturuplu küfürler öğretmek lazım,boş kafa ne ki :P

Kırmızı rengine ve kağıttan fenerlerine hastayım bu restaurantların :)

Bu beyaz yazlık şal Gülderen'in yaşgünü hediyesi..Çok değişik ve süper bir şey, bana da çok yakıştı :)


Dün Çalış karnavalı basın toplantısından sonra Hello cafede oturduk..Elimde haftasonu görüşemediğimiz arkadaşların verdiği hediyelerle :)

Denize uzanan ahşap görünümlü bir uzantısı vardır oranın ve salaş bir görüntüsü..
Çok sık olmamakla beraber arada otururuz.. Oradan kalktığımda hava o kadar sıcaktı ki bu sefer yürüyemedim büroya..Uzunbey gelip beni aldı ve Fevziye uğradık..
Akşamüstü Çağıl' ı dershaneden alıp halı saha maça götürdüm.. Sonra da bende alışveriş yaptım,zaten bir saatte işi bitince yine onu alıp eve döndüm..
... ... ...
Cumhuriyet Mitingi
Buradan otobüsler kalkıyor Ankara'ya yürüyüşe gidiyor pazar günü için insanlar ..(Keşke bende gidebilseydim) Basın çok yer vermese de siz bilin ve unutmayın.. 17 mayıs pazar günü Ankara'da birileri olacak :)
Birde kaç gündür Biyocan' ı yazacağım ama ben yazmadan siz bir okuyun yaptığı yaramazlıkları...