genco erkal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
genco erkal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ekim 25, 2011

Bir damla gözlerimde

Ne mutlu bana ki iki gece iki etkinlikte dolu salonda görev aldım :)  Banu Avar dün akşamüstü Fethiyedeydi.Önce onun gelmesini organize eden Keçi Kitabevinde tanıştık, kitaplarımızı imzalattık.Daha sonra salona geçip onu dinlemeye başladık.Ben arkadaşıma yardım için kitap standında durdum,satış yaptım.Hemde onu oradan dinledim. Resimdeki gibi,tam kapının önünden ,dolu dolu salonun arkasından.Çıt çıkmayan, onu can kulağıyla dinleyen insanların arasından.Dolu dolu şeyler anlattı,bildiğimiz şeyler aslında,bir kaç kitap önerisi yaptı, onları alacağım öncelikle,masada yazdım ama şimdi aklımda sadece Attila İlhan'ın İş Bankası yayınlarından Yıldız,Hilal ve Kalpak'ı aklımda.Uzunbey bir arkadaşımızla içerdeydi.Konferans bitti,sorular başladı daha sonra da kitap imza.Ben artık kitap imza bitmeye yakın ayrıldım ama daha da geç çıkanlar vardı.Salon doluydu,balkonda dolmuştur.Son gelenleri hep yukarı yolladık otursunlar diye.
Aynı tv deki gibi, laf aramızda 56 yaşındaymış.Bunu kendisi söyledi diye yazıyorum.Güzel ve hoş konuşan güçlü bir kadın.Memleketini seven insanları seviyorum ,onu da çok sevdim.Cevval ve korkusuz bir kadın.
Bu önlükler kadın kollarındaki kermes çalışmasına örnek diye getirildi.Hoş modelleri var, örnek diye koyuyorum.

Buzdolabı örtüsü.

örtü

Gelelim Genco Erkal gecesine.Biz aylar öncesinden o gece için çalıştık aslında.Tüm biletleri bitirip kalabalık olacağını biliyorduk.Sahnede resmini çekemedim, görevliydim ve ancak ışıklar kapanmadan bir saniye öncesi yerime oturdum.Oturduğumda oyunda ayakta kalan insanlar vardı.6 kişi ayakta seyretmiş oyunu,öyle bir ambiyanstı işte.2. sıradaydı yerim.Bir ara heyecandan dekordan üstümüze atlayacak herhalde diye düşünmedim değil.O da sahneyi ve balkonu tıklım tıklım görünce hoşuna gittiğini söyledi yemekte.Biz oyundan sonra hep beraber yemeğe gittik,kaldığı otele. Gece birbuçukta döndük.Bilete rağmen giremeyenler olmuş geç kaldıkları için,erken gelselerdi iyi olurdu,biletlerde yazıyordu saati.Kapıdan yanaşamamışlar kalabalıktan.FKM de görevli arkadaşlar daha önce bu kadar kalabalık bir oyun sahnelenmediğini anlattılar.Üç kere bis yaptık.Koltuklar bittiğinden ek sandalyeler atıldı aralara,nefis bir geceydi, içmeden sarhoş oldum diyebilirim.
Ve çok mütevazi, çok hoş biri Genco Erkal.Ekin Abla'mızın da eski tiyatro arkadaşı.Bu yüzden masada çok güzel bir sohbet ve ortam oldu diyebilirim.Karşılıklı oturduk, bende onunla resim çektirmeyi unutmadım :)) ve oyunun programını imzalattım.
Uzunbeyle eskiden İstanbulda çok tiyatroya giderdik.Özellikle öğrenciyken daha çok tiyatroya gittiğimizden o senelerin tüm oyun programlarını ve biletlerini sakladığım bir dosyam var evde.Bir ara bulup çıkarayım diye düşündüm yemekteyken.
Cuma gecesi oyunda şık kıyafetlerimizi giyip,yer gösterdik, gelen insanları kapıda karşıladık.Hal öyle olunca ve gece geç gelince de ben beşten sonra oraya gidip oyun için hazırlık yapınca gece çok yorgun geldim. Öğlen uzunbey arayıp hadi seni yemeğe götüreyim dedi.Kayaköye Oba'ya gittik.Kuş sesleri arasında yemek yedik.Ares'te etrafta gezip durdu.
Kayaköy
Sonra Hisarönünde bir esnaf arkadaşımıza uğradık,yaptığı evleri gezdik.Bizim gezdiğimiz evi kendilerine yapmışlar,çok beğendik.Babadağ eteklerinde uzak manzaradan deniz gören bir evdi ama dağ manzarası daha güzeldi.
şömine
mutfak
tuvalet,banyo
Hava çok güzel olduğundan dağdan atlayan paraşütçüler de vardı.
Ovacık
Hisarönü
Bu hafta TRT çekim yaptı bizim İngiliz pazarımızda.2. el pazarı yine çok kalabalıktı.Ben bir kaç resim çekip Cumhuriyet Kadınları Derneğinin kahvaltısına gittim Uzunbeyle.
Fethiye'de at çiftlikleri var,hatta at turu da turistler için.Doğal olarak binici şapkası da 2. el pazarında satılıyordu.
Gümüş takılar vardı bir standta,eski broşlar.Ben bir çay kaşığı aldım,süslemeli.
Kalabalıktı,sabahın çok erken saatlarinde daha güzel şeyler oluyor ama ben o kadar erken kalkmıyorum.

kaktüsler ve sukulentler
örgü şallar
Benim aldığm votka bardakları
demlik
viski bardakları- bunları Çağıl için aldım :)
eski içki şişesi
Bu bebiş de bizim hoşgeldin bebek partisi yaptığımız güzellik.Cumartesi akşamüstü telefon geldi, hadi biz mangal yapıyoruz sizde gelin diyerek onlara gittik.
Annesi iş yaparken bende onu uyuttum bahçede.
Erkekler mangalı yaktı, ben bebeği gezdirdim ,annesi de iş yaptı,çocuklarda koşturdu.
Bu örtü uzunbeyin annesi tarafından bir yaşgünümde hediye yapılmıştı.Bu örneği çok sevdim ben,o da bana yapmış getirmiş.Senelerdir kullanıyorum.O zamanlar yatak örtüm pembe olduğundan rengi pembe.Şimdi misafir yatak odasında kullanıyorum.
Bu cumhurbaşkanlığı amblemli kalemler hediye.Aslında S. Demirel Cumhurbaşkanıyken babama hediye etmiş, babamda bu gidişimde bana hediye etti. Babam  çok uzun yıllar öğretmen olarak çalıştığından aldığı ödüllerden biri sadece.Bende işyerime götürüp saklayacağım.


Bu heybe eskilerden, benim çocukluğumdan.Annem bu gidişimde bana verdi.
                                                                

Banu Avar
Banu Avar



Bugün kadın kolu toplantımız var. Dünya küçük;  sabahtan İstanbuldan eski müzik öğretmenimin Antalya'dan komşusu buraya yerleşti.Gidip onlarla tanışacağım,hoşgeldin deyip,bir ihtiyaçları olup olmadığını soracağım.Hatta arkadaşlık edip,yalnız bırakmayacağım.Yoksa yeni bir yer, yeni bir iş uyum sağlayana kadar insan zorlanıyor.Bende ilk geldiğimde bana da böyle yaptılar,bende mümkün olduğu kadar tanıdıklarıma bunu yapmaya çalışıyorum.Tuttukları evde bize çok yakın,yürüme mesafesinde tesadüfen. Sabahtan kahve içmeye uğrayacağım.

Bu arada yurdun değişik bölgelerinden devam eden yardım kampanyaları Fethiye'de de mevcut.
FETAV yardım için eşya, giyecek ve yiyecek yardımlarını kabul ediyor.
CHP Kadın Kolları bugün basın toplantısıyla duyuracak.
Biz dün iki katalitik soba verdik Uzunbeyle Kızılay'daki arkadaşlara. Kızılay 2. el eşya almıyor,o tarz eşyaları ve kıyafetleri kargolar ile göndermek gerekiyor.
Mavi Kuş MNG kargo ile yolladı biraz.Sanırım PTT KARGO da ücretsiz ulaştırıyor.
Günün şarkısı Sertab'tan. 

Etkinlikler:
*  27 Ekim perşembe saat : 15.00 de eski milletvekili Sami Gökmen Fethiye Kültür Merkezinde yeni yayınlanan keskin dönemeçli yollarda "Derin İzler" adlı anı kitabını imzalayacak.

Güncelleme: Yeliz çok güzel bir yazı yazmış.Diyor ki İzmit depreminden beri toplanan paralar nerede?

Çarşamba, Ekim 19, 2011

geceler,ben ve deniz

Havaların soğuduğunu Ares'in artık kanepeye oturmasından anladık.Bütün yaz banyo ve parkede yatan Ares iki gecedir kanepede uyumaya başladı.
Dağlarda da kar var,zirvelerde ama biz hala gündüz kısa kollu gezebiliyoruz.Hatta bu sabah iki turist vardı Çalışta denize giren.Geceleri serin artık ama evde hırka giyiyorum otururken.
Bahçe görüntüleri zamanı geldi, ilk bulduğum fırsatta kendimi bahçeye atmayı düşünüyorum,oysa evde çok işim var.Eşyalardan çok sıkıldım.Sadeleşmek istiyorum bu ara. 
Eskisi kadar telefonla konuşmayı sevmiyorum.Son zamanlarda sevdiklerim bundan şikayet ediyorlar.Burcuyla olsun Annemle olsun çok konuşurdum ben.Artık konuşmadığımı farkettim.Telefonla konuşmayı sevmiyorum .Çağılda bazen arıyor.
Telefon açıp -Alo ben senin İstanbulda yaşayan oğlun Çağıl diye lafa giriyor mesela.İş görüşmeleri de sıkıyor beni .Uzun zamandır iş içinde fazla konuşmuyorum.Çok özlediğimde  sevdiklerimin sesini  duymak beni hırpalıyor düşülenenin tersine,çok özlediğimde arayamıyorum işte.Sesini duyduğumda atlayıp gidesim geliyor,kafam karışıyor,motivasyonum bozuluyor.Bu yüzden daha az arıyorum.
Eski mailleri okuyorum bazen, canım sıkıldığında mesela.Burcuyla yazışmışız.Neler yazmışız, dertleşmişiz, şikayet etmişiz hayattan, gülmüşüz komik olaylara,kızmışız, dedikodu yapmışız :)
Şarkılar var, not almışım.Linkler yollamış arkadaşlarım, onları dinliyorum mesela.En çok sevdiklerimde bahçe slaytları var.Çiçek ve bahçe görüntüleri sevdiğimden.
Bu gece uykum yok.Gece kuşu halleri yani.Daha da yazsam yazarım aslında...
Bazen merak ediyorum mesela, benim sevdiklerim benim onları sevdiğim kadar beni seviyor mu..? :)  Ben onlar beni sevsin diye onları  sevmiyorum ama merak ediyorum. Bu gece karmaşık bir yazı oldu farkındayım.Fazla uzatmadan
bu haftaki etkinliklere geleyim en iyisi...
21 Ekim cuma gecesi Genco Erkal "Nereye gidiyoruz" Tiyatro oyunu saat: 20.00 FBKM
Salonda görevliyim,sanırım kapalı gişe oynayacak oyun,çok az bilet kaldı :)
23 Ekim Çaış Karnavalı Ekim 2. el pazarı
23 Ekim pazar günü saat 10.00 da Cumhuriyet Kadınları Fethiye Şubesi Tanışma Kahvaltısı var birde.
-Yakamoz Restaurant -Fethiye-
ve
Banu Avar Fethiye de konferans verecek...
24 Ekim pazartesi günü " Kaçın Demokrasi Geliyor" saat 17.30 da FBKM de.
Günün şarkısı 
Zaten keyfim yoktu, geceyarısı şehitleri de duyunca sabahladım tabii ki.Zammış,güncellemeymiş,bakanmış,sözcüymüş oğlunu ,sevdiğini toprağa veren bir kadına bunlar neyler ki..?
Edenler ettiğini bulsun, göz yuman ve çanak tutanlar ise daha beter olsun.

Cuma, Eylül 30, 2011

Seni Kader Mi Sakladı..?

Yeniden Akyaka, o hayalimdeki iskele aynı şekilde beni beklerken hem de. Biz cumartesi Eskişehire gidemeyince kadın kolları başkanımız bizleri Köyceğize kahvaltıya götürdü. Köyceğiz belediyesinin çok güzel bir parkı var,orada belediye başkanıyla beraber kahvaltı ettik, sabah erken yola çıktık ki kafamızın estiği her yere gidebilelim.Bu geziyi kadın kolları başkanımız planladı.Sırf eskişehire gitmediğimiz için.Zaten ben evde olsaydım gün bir türlü geçmezdi herhalde.Neyse çok eğlendik, kendimizi eskişehirdeyiz diye avuttuk biraz da.Yine de ileride bir gün gideceğiz diye de içimizden söz verdik.


Köyceğiz belediyesinin yeni yaptığı çeşme.

Köyceğizdeki bu ev, meydana bakan eski ve güzel evlerden biriydi.O kadar korunmuş ve hoş bir yapısı var ki oranın, her gittiğimde daha güzel yanlarını keşfediyor gibiyim.
Bu kahve keyfi Marmaris yolunda Çağlayan Restaurant diye bir yerden.Sırf kahve içmek için girdik ama kahvaltısı meşhur sanırım.
Muğla yol ayrımından 10 km. içeride Marmaris yolunda sağda.
20 kişilik bir gruptuk.

Kahvelerden sonra Akyakaya geçtik,orada Azmak'ta tekne turu yapıp yemek yemek için Nadir Usta'nın yerine gittik.Bu sefer gittiğimizde ben ve arkadaşlarım memnun kalmadık, bir daha ki sefere Halil'in yerine gitmeyi düşünüyorum denemek için.Yemekten sonra bir çay bile sormadılar ve kalabalık gruba indirim yapmadılar.
Levrek istedik,güzeldi, ben bir tane de bira içtim.
En son Ekincik Koyuna gittik, çay içmeye.Yolu dağlık ama bakir bir koy.Yollarda araba plakalarına baktım hep.Gerçi ben bunu hep yaparım da o gün,kimler daha çok geliyor diye baktım. Ankaralılar baskın çıktı.Geçen her beş arabadan üçü ankara biri istanbul çıktı.Kalmak için tesis varmış ama ben Fethiyeden sonra kolay kolay yer beğenmiyorum artık.
Ekincik Koyu
Ekincik koyu
Ekincik koyu
Köyceğiz
O gün bütün gün gezdik.Sabah yedide çıktığım eve gece saat sekizde geldim.Geldiğimiz gibi de Cafe Derin Zehralar ile yemeğe gittik Mutlu restauranta.Hava güzel,akşamları biraz serinlik olsa da hala dışarıda yemek yeniyor.Dalga sesleri arasında yemek yedik ve eve döndük.


Pazar sabahı çalış karnavalının ilk 2. el pazarındaydık.Bizde stanttaydık.Çok kalabalıktı,yaklaşık 80 tane stand vardı.
Bu kaktüs kokteylini aldım.Daha da vardı ama stanttan fazla uzaklaşmamak adına fazla bakamadım.
2. el pazarı çalış derneğinin otoparkında yapılıyor.Birde yanındaki bu sokakta dolup taşıyor.
Pazartesi akşamı ocakbaşı toplantısındaydık bir evde, güzel ve sakin bir şekilde ama keyifli geçti toplantımız.
Bu bileklik ve küpeler Acemi Bohçasından.Buradayken görüştüğümüzde bana hediye etti. Özellikle bilekliği istanbula gitmeden önce takmıştım,o gün aldığım kırmızı yüzükle de takım oldu.Taktığım günden itibarende buraya gelene kadar hiç çıkarmadım.İstanbulda da bayıldılar.
Bu üç motorlu güzellik Göcekten :) Bir gece müşteri ziyaretine gittiğimizde çektim.Arada birde Dalaman yaptık bir akşam. Salı günü kadın kolları toplantısındaydık,çarşamba evde. Perşembe büroda ve akşamda geç geldik.Son hafta hemen hemen her sabah yürüyüş yaptık deniz kıyısında.Hatta bu gece hariç her gecede yürüdük.
Uzun zamandır bahçe ile ilgili yazmamışım,özledim bahçe yazılarını ama son haber benden değil Uzunbeyden.Güzel bir geri dönüşüm çalışması yaptı sizle paylaşmak istediğim.. Hurdacıdan alınan bir tekerlek demirinin boyanıp, hortum toplayıcıya dönüşmesi.Bence marketten alınanlara göre süper,hem de rengi tam istediğimden :) Kalan boyayla fıçı bira kutusundan yaptığım saksıyı da boyaması cabası.
Mutfağımda geçici bir el boyama dolap var,şimdilik her tarafı topladı ama bir kaç düzenlemeyle bu dolapları olması gereken odaya koymayı düşündüğümden yapılacak bir kaç işim var,daha sonra aşama aşama görüntülemeyi düşünüyorum.
En sevdiğim kahvaltı takımı, çaydanlık aynı zamanda piknik çaydanlığımız.

Bunlarda küçük emaye tencerelerim.Ben genelde reçellik olarak kullanıyorum.

Bunlar son istanbul gezmesinden..
Bu plaj çantası da indirimli satışlardan...
Çalış karnaval gubu arkadaşlarımdan bazıları.

Mavi Kuşlar pazarda, -  resmi ben çektim :)

* Haftasonu bir terslik olmazsa Uzunbeyle İzmirde fuarda olacağız, oradan da Alaçatı Marina da  bir otelde yer ayırttık.

*Çok güzel bir mail geldi, sizinle de paylaşmak istedim. İstanbul'un Fransız tvciler tarafından 1964 yılında çekilmiş bir belgesel.

* 21 ekim Genco Erkal "Nereye Gidiyoruz " oyun biletleri satışa sunuldu. 40-30-20 lira fiyatlarla başta FETAV olmak üzere satış yerlerinden ulaşılabilinir.

* Birde buraların en güzel mevsimi şimdi başladı ama  bahar hiç bitmese.. Kış ve yaz gelmese.Hep bahar kalsa.
Güncelleme : Belgeselin bir yerinde sevdiğim şu eski şarkı vardı, hem belgesel hem de şarkı içimi burktu.