kahve falı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahve falı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumartesi, Ağustos 25, 2012
Çayın kalabalıkla arası iyidir,kahve yalnızlık ister...
Yeni bir blog, yeni paylaşımlar...
http://fincandakimucize.blogspot.com/
Resim Kabak Koyu - Olive Garden
Benim paylaşımlarım :
http://fincandakimucize.blogspot.com/2012/08/dogada-kahve-2.html
http://fincandakimucize.blogspot.com/2012/08/dogada-kahve.html
http://fincandakimucize.blogspot.com/2012/08/meise-karsi.html
Etiketler:
blog,
kabak koyu,
kahve falı,
kahve günü,
olive garden,
türk kahvesi
Perşembe, Eylül 17, 2009
Kelebek Kanatlarını Çırptığı Andan İtibaren
Bugün yardım götürdük dağ köylerine Orman İşletmenin arabasıyla.. Yoruldum ama bir o kadar da mutlu olduk. Resimleri ve yazısı daha sonra.Son günler koşturmaca geçiyor.Dün manikür pediküre gittim, kahve içtim, fal baktık.. Hiç haber yoktu, daha doğrusu fincanda ben bir şey göremedim..Sessizlikte canımı sıkar benim..
Devin bana mail atmış, bana uğra diye,özledim zaten bir adım ötemde ama uzun süredir gidemedim.En yakın fırsatta uğrayacağım.
Bayramda buralardayım.Hava böyle olursa denize gideceğim..
Keyfim yok, yazımdan da anlamışsınızdır ..
Kelebek kanatlarına yazılan harfler vardı bir ara maillerde dolaşan, ben yanlışlıkla silmiştim.. Tekrar bulamıyorum ve o kelebek kanatlarındaki harflerden istiyorum. Gören, bilen varsa bana yollasın lütfen.
Bloglarımızla gerçekten oynuyorlarsa haber alma ve iletişim hakkımıza engel oluyorlar.Bence bu diğer suçlardan daha büyük suçtur. Blogları rahat bırakın..!
Günün Şarkısı: Duydum ki unutmuşsun..
Etiketler:
kahve falı,
kelebek,
kelebek kanatları,
özlem,
sitem
Cuma, Temmuz 31, 2009
üç vakte kadar :)
Düğün yazısını yazdığım akşam 21 sene sonra lise arkadaşımla Fethiye'de buluştuk. Çarşamba akşamıydı.Zaten bugünde kendisi yurtdışına gidecek,eşi kalacaktı.. Orada yaşayan bir ailenin çocuğuydu ve okulu yatılı okuyordu. En son Çağıl bebekti annemlerin telefonundan ulaşıp bana allahaısmarladık ben artık yurtdışına gidiyorum demişti.. Facebook sayesinde arkadaşlar bulmuşlar onu, o kadar sevindim ki..En sevdiğim arkadaşlarımdandı ve izini kaybetmiştim. Neyse o gece eşi ve çocuklarıyla oturduk, sohbet ettik, hasret gidermeye çalıştık.Eşinin ailesinin Ovacık'ta yazlığı varmış ve her sene yazlığa geliyorlarmış.. Akrabalarım taşınmış gibi oldum :))Aynı gün gündüz bir randevum vardı, öğleden sonra eve gelip ikramlar yaptım.. Dünde evde yattım.
Bugün sabahtan gidip pazar günkü kahvaltımız için davetiye verdik Berna ile.. Sonra Zen'e uğradım biraz, beraber kahve içtik.Çok değişik şeyler çıkıyor fincanda.. Hatırladığım mesela bisikletli biri vardı geçen hafta(bu galiba manikürde içtiğim kahveydi :) , ben olamam çok istiyorum ama bisikletimin lastiği inik , gezmek mümkün değil.. Zaten bisiklete baktım zor yolculuk, eh onu da geçen hafta sonu yaptık :)) Gerçi benimki bisiklete binen biri.. Farklı anlamı olmalı(bilen varsa söylesin lütfen :) 8 rakamı çıkmıştı Zen' dekinde ,yanında da harfler falan o daha netliğe ulaşmadı.. (baktım : 8 rakamı bir yakınınızla tartışma demiş) geçti gitti, tartışmış olabiliriz ,hatırlamıyorum.. Bu hafta da yine balıklar ve kocaman evliya gibi bir şey çıktı son dakika da farkettik.Beni koruduğuna inandığım bir şey bu :) Bir de ördek :) Anlamını bilmiyorum.. (Yine baktım :ÖRDEK: Sizi çok etkileyecek olan birisi ile kısa sürede tanışacaksınız. Kalp: Kocaman bir kalp çıktı..Kalp.. birini aşırı sevmek) İşte böyle oyalanıyoruz kendimizce.. Buradan okuyan ya da beni biraz tanıyan biri hemen sana kahve yapayım diyor :) Güzel bir şey bu, ben yalnız kahve içmeyi sevmem zaten. İçerim ama kimseyi bulamazsam yanıma ya da çok bunalmışsam..Bana göre yanında biri olmalı keyif için .. Birde benim fallarım çıkıyor hep :)
Pazar günü Çalış' ta Tıkıntı Beach Cafe 'deyiz.. Mavi Kuşlar kahvaltı için toplanacağız.. Akşamına da pazar pazarının karşısında yeni açılan Roka Restauranta davetliyiz Uzunbey'le.. Yarın kuaföre gitmeyi düşünüyorum saçımı boyatmak için. Birde alışveriş yapacağım bir kaç ihtiyacım var.
Bugün Zen' den aradı Uzunbey, sıkıldım, işimi de bitirdim, hadi yemeğe gidelim dedi. Kayaköy Oba'ya gittik..Biralarımızı içtik, karnımızı doyurduk geldik..Şimdi yatak odasında klimayı açıp yazı yazıyorum..
"İnsan ya hayrandır sana, ya düşman.Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun ya bir dakka bile çıkmazsın akıldan... "
Nazım Hikmet RAN
Nerden çıktı şimdi bu derseniz, görünce dayanamadım.. Çok güzel değil mi..?
Bunu da Efsa 'da gördüm..O yazmış sanırım..Muhteşem :)
Sıkı tembihlerle evimizin önünde oynayan,
ama bilerek topunu
hep senin oynadığın alana kaçıran
bir çocuk gibiyim.
Sürekli yanında olmak istiyorum :)
Bunu da aydınlıktan korkan yetişkinlere ithaf ediyorum.. Onlardan etrafta çok var.Bu konuda Berceste için yazmak istiyorum ama çok hakim olduğum bir konu değil,yine de söylemek istediğim başkalarının bebekleri iri benimki küçük,yok senin bebeğin daha yürümedi mi..? benimki daha önce konuştu gibi karşılaştırmaların kralını yapan ve bu konulara takık Türk annelerine ne oldu..? Bebeklerle ilgilenmek sadece fiziksel yapısı ve alışverişiyle sınırlı değil.. Biberonların sağlıklı olup olmadığı da en az bir araba markası kadar önemli bir konu bence.. Ne kadar çok anne ve kadın bu konuyu irdelerse o kadar çok netice alınabilecek bir konuda sizlerden ricam hiç değilse bu konuyu okuyup, bloglarınızdan duyurmak için link vermeniz. O markayı kullanmıyor olabilirsiniz ama bu diğer ürünlerde başınıza gelmeyecek diye garanti değil. Paranın aldığı en garantili ürünleri kullanmak herkesin hakkı diye düşünüyorum. Lütfen bu konuda bloglarınızda yazılar yazın,yazamıyorsanız da link verin.. Herkesin haberi olmasını sağlayabilirsek bir adım ileri götürebiliriz gibi bu savaşı.. Neden çocuklarımız avrupa standartlarında kaliteli ürünleri kullanmasın ki..? Özellikle de buna daha çok para harcıyorsak!
Not: (Eylül için özel ): Osman Bey için başın sağ olsun..Allah gani gani rahmet eylesin.Yeni haberim oldu. Çok sevilen bir insandı.. Uzunbey tanıyormuş,ben bir türlü hatırlayamıyorum..
Etiketler:
bebek sağlığı,
biberon,
BPA,
çalış,
eylül,
kahvaltı,
kahve falı,
nuri kurtcebe
Salı, Mayıs 12, 2009
Zen Günü ..
Yukarıda ki kahve aslında dün içmem gereken ama dün akşamüstü bana hediye edilen zamanda refleksoloji masajı uygulandığı için zamanın nasıl geçtiği anlamadığım Zen 'de ki kahvem.. Yaşgünü hediyesi olarak bir şey konuşacağım diye çağrıldığımdan randevusuz gittim ve çok güzel zaman geçirdim..Buradan tekrar teşekkür ediyorum Selma Hanıma :)
Pazar günü Berna çok hoş bir kolye, Hilkat Hanımda yeşil bir bahçe feneri hediye etti bana ..Cumartesi Ekin Abla da yine değişik bir tasarım kolye hediye getirdi, Gülderen'in hediyesi olan yazlık şalın resmini daha sonra yayınlayacağım..
Yalçın Gökçebağ Resim Sergisi.. (Ben çok seviyorum bu ressamı, gidemiyorum en azından gidebilecek olanlar gitsin :)
12 mayıs - 5 haziran Armoni Sanat Galerisi Yıldız Mah. Tagore Cad. (4. cadde) 724 Sok. 2 / 1
Çankaya -Ankara 312 440 43 76 - 312 440 43 24
Bugün cep telefonlarımın her ikisini de evde unutmuşum :( Öğlende ancak büroya geldiğimden eve gidip almakta zor geldi,nasılsa bana ulaşamayanlar bürodan arar diye düşündüm.. Çağıl'da dershaneye gidecek, bu yüzden erken çıkmama da gerek olmadığından telefonsuzum.
Bugün cep telefonlarımın her ikisini de evde unutmuşum :( Öğlende ancak büroya geldiğimden eve gidip almakta zor geldi,nasılsa bana ulaşamayanlar bürodan arar diye düşündüm.. Çağıl'da dershaneye gidecek, bu yüzden erken çıkmama da gerek olmadığından telefonsuzum.
Bugün aslında yazmak istediğim bir sürü davranış ve olay var ama şöyle üstten anlatırsam, geçen cumartesi Berna ile Çalıştayız ya bir müşterim aradı, bana bir şeyin olup olmadığını soruyor işle ilgili, bende 2 gündür büroya gitmediğimi bu yüzden bilmediğimi söylüyorum.. Bana ne güzel siz geziyorsunuz gibi bir yaklaşımda bulundu..
Hayatta en sinir olduğum şeylerden biri, nasıl göründüğünü biliyorum arkadaşlar ama ben hem çalışıp hem geziyorum.Nasıl beceriyorsun diyenlere de bazen yeri gelirse iki kişilik çalışıyorum diyebilirim.. İnsanın zaten kendi işinde çalışmadan tutunması çok zor ama bizim işimiz sizin tahmin ettiğiniz olaylardan farklı, bir kere süper yoğun çalışıyoruz,ikincisi sizin tatil yaptığınız yerlerde biz çalışıyoruz.. Bu beni arayan mağaza müdürü de ben Çalıştayım dediğimde geziyorsunuz ne güzel gibi bir cümle sarfetti..İyi de ben geziyorum ama çalışarak..Hem de günde en az 3 kere büroya girip çıkarak, insanlarla konuşarak ve hem çalışıp hem de Akdenizde yaşamanın keyfini çıkarmaya çalışıyorum ama yoğun çalışıyorum.. Niye bu kadar sinirlendiysem işte..Neyse ben bir Göcek'e gidip geleyim..İş canım tamamen iş..Mesela gidene kadar iki ayrı tatil köyüne uğrayıp konuşacağım :)
Etiketler:
ayak masajı,
bakım,
Fethiye,
kahvaltı,
kahve falı,
masaj,
refleksoloji,
türk kahvesi,
zen güzellik
Perşembe, Mart 12, 2009
Bana bahar geldi :)
Yoksa cemre mi düştü demeliydim.. İki gündür üzerimde bir heves , bir heyecan.. Gönlüm kıpırtılar içinde :) Canım kendimi dağlara,taşlara vurup gezmek dolaşmak istiyor.. Daha çok da denize, deniz kıyısına gidip bir şeyler içmek istiyor.Bisiklete de razıyım :) Şöyle küçük bir tepeden şehri seyredeyim, yanımda termosum olsun.. Arada durup kahve ya da çay içeyim.Dün Gülderen' e gitmiştim sabahtan.. Öğlen ordan çıktım.Normalde minübüsle dönecektim,Uzunbey beni bırakmıştı çünkü. Denizi görünce dayanamadım ve yürüdüm.. Deniz boyunca, yolda, yürüyebildiğim kadar yürüdüm.. Denizin hafif dalga sesleri arasında, güneş denizin durgun ve körfez olan tarafını parıldatırken ben yavaş yavaş, etrafı seyrede seyrede, arada özel telefonlarımı açarken ve keyif yaparak yürüdüm..
Bir ara balıkçı teknelerinin önüne geldim.. Ağları tamir ediyorlar.. Ben normalde balığa hiç tekneyle çıkmadım. Hatta özel olarak balığa çıkmadım.. Bir kaç kere oltayla takıldık Çağıl seviyor diye..Ben kitabımı alırım, onlar oltalarını , bu şekilde bir kaç kere çıkmışlığım var.Gerçi bilirim Demirköy'den orada serpme ile tutulurdu derelerde.. Neyse ben en sakin ve bahara aşık vaziyette kordon da yürürken..Balıkçı teknelerine bakıp onlarla balığa gitmenin hayalini kurdum.. Bahar çarptı beni ..evet evet gerçekten çarptı.Duyduğum balık hikayelerine özendim, başıma kasketimi takıp balığa bile çıkmak istemek sanırım bu bahar çarpıntısından. Gönlüme bir söz geçirebilsem rahat edeceğim ama olmuyor.Kurtulamıyorum.Canım uzaklara gidip gezmek istiyor.. Daha çok doğaya gitmek istiyor..
Zihnimi yokluyorum ara ara, arabada Ferhat Göçer çalıyor .. İşten Çalış Karnaval toplantısına gidiyorum.Canımda hiç toplantı yapmak istemiyor. Neyse Hilkat Hanımda gelecek belki kaçarız bir ara.. Gerçekten toplantıdan sonra hadi gel bira içelim diyor,Kılçadırın yanındaki Belediye Çay bahçesine gidiyoruz.O bira ben Türk kahvesi içiyorum.Güneş batıyor..Hem de öyle güzel ki..! Resimler çekiyorum..Önce kahvenin, kocaman bir balığım var.Hem de Japon balığı gibi tabakta..Onu da çekiyorum.Balık kısmet demek.. Kısmet :) Hayat bu işte.. Belirsiz ve önünde upuzun gibi duran, aslında upuzun olmayan. Nedense o kısmet bana gülümsüyor..Ben gülümseyemesem de.
Kararsızlığı sevmedim hayat boyu.. Hala da kararsız olmayı sevmem ama aslında karar verme yetisinde olmayıp kararsızlık hali içinde olmak ne demek.İşte bunu bilmiyorum. Ne anlama geliyor anlamıyorum.Hatta anlatamıyorum.İşte böyle ruh halleri içindeyim. Birşeyler yapmak isteyipte yapamama durumu.
Kararsızlığı sevmedim hayat boyu.. Hala da kararsız olmayı sevmem ama aslında karar verme yetisinde olmayıp kararsızlık hali içinde olmak ne demek.İşte bunu bilmiyorum. Ne anlama geliyor anlamıyorum.Hatta anlatamıyorum.İşte böyle ruh halleri içindeyim. Birşeyler yapmak isteyipte yapamama durumu.Cumartesi, Şubat 07, 2009
Bugünlerde deniz kıyısında..

I Know What It Is To Be Young - Orson Welles
Herşeyi bırakıp saatlerce oturmak istiyorum. Sadece denizi seyretmek,yürümek bile değil. Nedensiz.
Sabaha kadar oturmak istiyorum.. Kış düzeni buna imkan vermiyor..
Bisikletle bir tepeden gidip etrafı seyretmek istiyorum.Rüzgar saçlarımı havalandırsın ve hiç bırakmasın.
Sabah mahmurluğunda simitle çay içmek istiyorum denize bakarken.
Uzun uzun yollarda gece yol almak istiyorum.Ben gece yolculuğunu çok seviyorum.
Kahve falı bakıp kendime gelecekle ilgili planlar yapmak istiyorum.
Bir kelebek kanadında yer alan şekillerden resimler istiyorum.
Ve bir şarkı istiyorum ezgisi dudağımdan silinmeyecek.
Etiketler:
bisiklet,
deniz,
gece kuşu,
kahve falı,
kelebek kanatları
Cuma, Eylül 19, 2008
Dün bir ara büroda otururken dışarı çıkıp denizi görmek istedi canım..Yani gönlümün sesi öyle dedi :) Ben de dururmuyum? Koştum gittim önce bir kahve söyledim kendime sonra gönlümü hoş ettim.Burcuyu da aradım.Konuştuk biraz.Bana iyi geldi telefonla konuşmak..Etrafı seyrettim.Fincanında resmini çektim ki keyfime tanıklık etsin :))
Oturduğum yer Boğaziçi..Yalnız sayılırdım, çevremde turistler vardı keyif yapan ve esinti dün beni hiç yalnız bırakmadı :)
Birde dalgaların sesi vardı ki onu anlatmam mümkün olmaz ancak yaşamanız lazım :))
İşte böyle.Dün kendi kendime yaptığım küçük kaçamak bu.Bugün sesim farklı kalktım.Dün akşamdan burnum akmaya başlamıştı zaten.Sabahtan beri grip için ilaç alıp duruyorum.Hani şu suya atılanlardan.
Bugün Mavi Kuş'ta Nuri Kurtcebe var misafirimiz.Sohbet için gelecek. Daha önceden kitap imzalatmıştım kendisine..Bugün de sohbet edeceğiz dernekte.- Kendisinin Kurtuluş savaşı konulu çok hoş bir çizgi romanı var-Tavsiye ederim.Zamanında Nazım Hikmet'in yazdığı Kurtuluş Savaşı Destanını çizgi roman şeklinde okuyabiliyorsunuz.özellikle çocuklar için ve o güzel insanların gerçek öykülerini canlandırılmış olarak görebiliyorsunuz.Biraz sonra derneğe geçeceğim.
Fincan ve tabağı bu .Benim her fincanda çıkan kocaman balığım yine çıkmış.Hatta balina bu bence :)) Kısmetliyimdir zaten her zaman :))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
