kuzugöbeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuzugöbeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Nisan 02, 2015

Niçin rüzgarlı sonbahar akşamlarında,sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz?*

Bugün Sabahattin Ali'nin ölüm yıldönümü. Ona bir selam gönderip gündemle ilgili pek bir şey yazmadan son zamanlarda yazı tarzımı değiştirmemden bahsedeyim.Biriktirip gelip yazıyordum ya arada atladığım bir sürü şey oluyordu,ülke gündemine yetişemiyordum, artı kendi gündemimden de uzak kalıyordum.Geçen gün kısa yazılar yazmalıyım ki biraz içimi dökeyim dedim.Olay tamamıyla bundan ibaret :) 


*Başlık: Sabahattin Ali.Benimde çok yapmak istediğim bir şey bu.Ruhumu konuşturmak :)

Bu hafta sonu 


Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Sayın Tansel ÇÖLAŞAN 04 Nisan 2015 Cumartesi Saat 16:00 FBKM de Fethiye' lilerle buluşuyor.


Kayaköy'de Şenlik ve standlar var...

10-11-12 nisan Üzümlü'de Festival var.
Son zamanlarda dinlemekten hoşlandığım bir   şarkı .Ekleyelim tam olsun.. 

Pazar, Şubat 07, 2010

Sen benim kaderimsin..

İç hesaplaşmalarımın olduğu, kendimi anlattığım yazıları daha çok seviyorsunuz farkındayım. Gelen yorumlardan da bunu anlıyorum ama genelde buraya içimi döktüğümden çoğunlukla izlenimlerimi, düşündüklerimi ve gezdiğim yerleri izlemek zorunda kalıyorsunuz. İtiraf etmeliyim ki önce kendim için yazıyorum, bunları paylaşmazsam rahatsız oluyorum, bu yüzden çoğunlukla sıkıntılarım, dertlerim, kızdıklarım ve yaşadıklarım var. İleride Çağıl'ın ve sevdiklerimin okuyacağı, bazı olayları zamanla değerlendirmeleri gerektiğinde yararlanmaları gerektiğine inandığımdan zamana bu notları düşmek istiyorum.

Perşembe günü hava o kadar güzel ve o kadar güneşliydi ki Uzunbey Ares'i de dışarı yemeğe götürmek istediğinden büroya yakın Zakkum Cafe'ye gittik. Burada hava bir ergen saç modeli gibi her gün değişebiliyor. Bir gün önce soğuktan burnumuzu çıkaramıyorsak, bir gün sonra utanmasak güneşlenip kısa kollu gezeceğiz.. Zaten sabahları ve akşamları serin oluyor. Gündüz güneşin vurduğu yerler sıcak, gölgeler soğuk olduğundan gölgede oturulmuyor.
Bize güneşte oturmak iyi geldi ve bayağı oyalandık orada aslında..
Burası Migros yolu üzerinde bankaların karşısında bir yer.

Köfte yedik, bira içtik Uzunbey'le..

Bizden başka her masada ingilizler vardı, kimi tişörtle oturuyordu :)


En son kahve keyfi yapıp yürüyerek geldiğimiz cafeden yürüyerek gittik. Ares şehir içinde yürümeye pek alışkın değil, yolda arabalardan ve seslerden çok korktu. Her yere arabayla gittiğimizden bu konuda onu daha çok dışarı çıkarmaya ve yürütmeye alıştırmaya çalışmaya karar verdik.
Büroda bilgisayar odasında müşteri için kullandığımız kanepe Ares'in herzaman kullandığı koltuğu.. Bazen koştura koştura oraya gidip oturuyor, müşterilere kendini sevdirmek için bekliyor, kimse sevmezse küsüyor ve onların ayaklarının dibine yatıp bekliyor ama ayrılmıyor odadan.

Bazen benim yanıma bazen de Uzunbey' in odasına gidip yatıyor.

Geçen hafta başı üçümüz kahvaltı kaçamağı yaptık. Pazartesi sabahı biraz geç kalkıp Yanıklarda Çınaraltı diye bir yer vardı daha önce siteyle kahvaltıya gittiğimiz oraya gittik. Geçtiğimiz hafta Çağıl'ın okulunda öğretmenleri son sınıfları toplayıp hergün sınav için özel çalıştırdılar, böylece dershanelerin tatil olmasından faydalanarak zamanı boşa geçirmediler, hani bazı özel dershaneler var ya onlarda çocukları yurtlara alıp çalıştırdılar burada- hani derslerle birlikte başka şeyler öğretenler diyelim..
Böyle küçük yerlerde çocukların okuması aile için çok önemli, hem turizm açısından hem de tarım açısından halkın cahil kalmaması ve kendini geliştirmesi, yaşadığı yerin gelişmesi açıcından da ayrı bir önem taşır. Vizyonu gelişmiş bir insanın iş anlamında hayata bakışı bazen çok şey değiştirdiğinden ve çalışırken en çok zorlandığımız hususlar bu olduğundan bizim için de çok önemli..Özellikle okuyan çocukların dönüp bu piyasa da çalışması da.. En azından ben böyle düşünüyorum.
Kahvaltı sonrası yine sahilde küçük bir yürüyüş yapıp işe döndük.. Çağıl ve Ares.

Portakal reçelini hem ben hem de Uzunbey sevdiğinden zaman bulunca yaparım her sene.. Geçen seneyi yapmadan geçirince bu kış kaçırmak istemedim. İki ölçüden yaptım ki hem ingiliz komşuma hem de bana her seferinde güzel şeyler getiren karşı bahçe komşuma da vereyim..

Bir ölçüsü 5 portakal olan reçelin yapımına başladım. Tencerede 10 portakalı iki kere ayrı ayrı kaynatıp acı suyunu atıp, biraz soğuttum.Bu kısımda portakallar çok yumuşamadan fazla kaynatmadan suyunu atarsanız iyi olur. Sonra biraz soğutup onları fotoğraftaki gibi önce uzunlamasına sonra da enine kestim.

12 küçük bardak şekeri 6 bardak su ile kaynattım. İçine kestiğim portakalları attım. Yavaş yavaş kaynattım.

Kıvamına gelince altını kapatıp soğumasını bekledim hatta cumartesi günü Şükran Teyzeyle buluşmaya giderken kocaman bir kavanoz ona da götürdüm.

Çarşamba günü merkezdeki 2.el pazarında kendime bu eski çaydanlığı aldım. Kuzinem olduğunda da kullanacağım :) 20 liraydı..

Senem'le geçen Çalış pazarında tanışmıştık , bu sefer onun standını ağırlıkla çektim, çünkü çok hoş tasarımları vardı.. Kendisi köpek kıyafetleri tasarlıyor ve dikiyor.. Düğmelerini de kendi yapıyor..

Keçe çalışmaları..
Onun tasarımı tırnak askı. Bak fotoğrafını koyuyorum çalmasınlar dedim , koyabilirsin dedi..

Kozalaktan fare ve salyangoz.. Keçe mantar.

Bunlar da Talin'den.. Ahşap boyama tepsi.

Etamin.

Tepsi örtüsü.. Başka bir yerden.

Kurdele işi havlular.

Çetikler..
Kapalı pazar yeri.. Bu sefer çok kalabalıktı. 4 sıranın üç sırası hemen hemen doluydu..

Bu pazarı Fethiye Belediyesi düzenliyor.. Her ay bir stand yiyecek için ayrılıyor ve bunu her ay bir oluşum üstleniyor.. Geçen ay bizdeydi, sosili tart yapmıştım , bu sefer FETAV almış, bizde Berna ile destek olalım dedik Mavi Kuşlar adına ve Dilek Hanıma o bir kek ben de peynirli poğaça yaptım, o sabah bizim eşyaları götürmek için gittim, giderken de yiyecekleri de bıraktık onlara.. Satıp gelirini bağışlıyoruz bu ikramların.. Sabah kalkıp bir panik poğaçaları yapışım vardı ki saat 10 'a zor yetiştirdim evden çıkarken dokuzu çeyrek geçe kalkmış biri olarak...
Dün Şükran Teyzeyle buluştuk ve Çalış'ta her zaman gittiğim yerde oturduk. O da bende seviyoruz orayı, daha önceden de gidip kışın soğukta taş boyardık masalarda, kahve içip topluca. Onunla uzun zamandır buluşamadık işlerden, bu yüzden çok özlemiştim ve dün bütün öğleden sonra sohbet edip politika konuştuk, hayattan bahsedip arayı bu kadar açmadan görüşmeye karar verdik, ben onu, o da beni çok özlemiş ve her ikimizde yoğun insanlar olduğumuzdan görüşemediğimizden yakındık durduk.
Akşam Talin'lere gittik mangal yapmaya.. Mangalı balkonda yapıp salonda yedik :)
Biz Ahmet Bey'le İstanbul' dan tanıştığımızdan onun İstanbuldan tanıdığımız ve orada okuyan kızı Beril Çağıl' ın çocukluk arkadaşı, tatil diye burada olduğundan mutlaka görüşsünler istedim.. Buraya geldiğimizde de onlardan bir yaş büyük Doğukan'da bu sene bizim Eskişehiri kazanan ve Minimalist' e emanet ettiğimiz yakışıklımız sömestr için geldiğinden üçü bir yerde buluştular.. Beril geldiğimiz yerden arkadaşı, Doğukan'da ( Beril'in hala oğlu) geldiğimizden beri okul arkadaşı olunca, ikisi bu sene sınava hazırlanan öğrenciler olunca, ben de üçünü de çok sevdiğimden onlara takılınca ortalık panayır yeri gibiydi, güldük, deli gibi fotoğraflar çekilip , birbirimize sataştık, herkes birbirinin arkadaşı olunca çok keyif aldık, bağırış çağırış zaman nasıl geçti bilemedik.. Eve geç döndük. Talin'de çok güzel bir sofra hazırlamıştı doğrusu.. Fotoğraflar daha sonra..
Bu hafta nasıl geçti bilmiyorum, bu aralar aslında iş yönünden çok yoğunum, gittikçe de yoğunlaşacağım.. Sezona hazırlıklarımız başlıyor yavaştan ve haftaya EMİTT Tüyap fuarında Fethiye standımız olacak, ben gitmeyeceğim ama arkadaşlarımız orada olacak Fethiye Ticaret Odasından.. ve çok güzel Ölüdeniz posterlerimiz, broşürlerimiz var, gidecekler için ayrıca standımızdan uğrayıp almanızı tavsiye ediyorum.. Daha ayrıntılı bilgi haftaya yazacağım..
2-3-4 Nisan Kuzu Göbeği Festivali Üzümlüde..
26-30 Haziran Fethiye Kültür Günleri ve Yunus Nadi Röportaj yarışması Fethiye de...
29-30 Mayıs Çalış Karnavalı Çalış'ta..
1-5 temmuz Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivali Ölüdeniz'de ..
3-4-5 Eylül Motorcross yarışlarımız Fethiye' de..
Ekim sonunda da Ölüdeniz Hava Oyunları ile sezonu kapatacağız..
Etkinliklerimiz bunlar, Fethiye bu seneye iyi hazırlanıyor..
Bugün hava soğuk, bu yüzden yürüyüş yapamadık.. Kaya'da kahvaltı edip eve döndük, pazara çıktık Uzunbey'le ve eve dönüp şömineyi yaktık. Şimdi ateşin karşısında yazımı yazıp Çağıl'ın istediği sıcak çikolatalardan içiyoruz..
Bir şarkısın sen de You are my destiny (sen benim kaderimsin) dinliyorum..

Salı, Nisan 07, 2009

Fethiye' den sevgiler :)

Bu güzellik (yılbaşı çiçeği) Demirköy'den .. Annemin teyze kızı bana hediye etti :) Otobüste kutu içinde Akdenizle tanıştı.. Sabah 10 da geldim. Uzunbey beni karşıladı.Çağıl okulda.. Dün İstanbul yağışlı ve soğuktu,beni pek etkilemedi çünkü son günümdü.. Buradaysa dağlardan inerken çok yağmur yağıyordu ama ben otogara geldiğimde dindi.Şimdi evdeyim. Bugün aslında bir toplantım vardı,yorgunda değilim,uyudum otobüste ama gitmeyi düşünmüyorum..

Bugün Uzunbey'in doğumgünü.. ( Yeni yaşını en içten dileklerimle bir kez daha kutluyorum buradan -bugün okursan diye yazıyorum-) Akşam için kendim pasta yapacağım ona :) Klasik bir pasta olmayacak bu.İçimden gelen doğaçlama bir şey olacak :)

Çağıl okuldan geldiğinde evde olmak istedim aslında bugün,toplantıya gitmeme sebeplerimden biri bu.Diğeri de pasta yapmak.. Ben yoldayken daha Annemle Babam aramış sabahleyin..Annem zaten damadını çok kollar, ona takılmama bile izin vermez bende ona bazen Uzunbey'in annesi derim :) İnsanlara takılmayı severim.Belli bir ölçüsü vardır tabii ki..

Otobüste yine şöför arkası bir numara geliyorum..Yağmur damlaları kocaman camlara vurup duruyor.Herkesin tersine yağmur yağarken araba kullanmaya bayılırım ben.Hoş ben gece araba kullanmayı,uzun yolda kullanmayı,yağmurda kullanmayı severim :)

Çok sevdiğimiz bir arkadaşımız var, o ve müstakbel eşi yarın akşam yemeğe gelecek bize.. Şimdi kalkıp yarın akşam için de hazırlık yapmam gerekecek.. Bu hafta yoğun geçecek yine.

Mantar Festivali sonunda yapılacak,eğer yağmurlar izin verirse bu hafta sonu.
Linkte bilgileri bulacaksınız. http://www.kuzugobegifest.com/ Ben komiteden ayrıldım.Hafta sonu da Çalış Karnavalının yemeğinde görevliyim..

Çağıl'ın odasından mor salkımlar ..Aşağıda gölgede kaldığından daha açmamış ama sokaktan görüntüsü çam ağacının üstü mor mor salkım dolu..

Üstümü değiştirip ,mutfağa gireceğim, biraz bu geceye biraz da yarın için hazırlık yapacağım bu akşam.

İstanbul fotoğrafları ve anıları başka bir yazıya artık.