Perşembe, Haziran 14, 2012

Mesafeler Diyorum, olmamalılar...*

Deprem olduğundan beri fısıltı gazeteleri işliyor. Tsunami tehlikesinden halk sokaklarda haberleri gazetelerde.Yok öyle bir şey,normal duruma döndük.Evdeyiz biz iki akşamdır.Ufak sallantılar oldu ama tsunami dedikodusunu duydukça düzelttim ben.Bugün artık Mete Işıkara da açıklama yapmış ki haberdeki resim Fethiye değil Demre-Antalya ya bağlı- depremin hemen ardından tsunami olur,yani bir kaç saat içinde depremden üç gün geçmişse tsunami tehlikesi bitmiş demektir diye. 
Fotoğraflar çok,hepsi tatile gittiğimiz dönemden kalma, atlamaya gönlüm razı olmadı,kayıt düşmek istedim.


2. el pazarından havlu kenarları

Zülfü Livaneli'nin hemşerilik beratı aldığı gece,açıkhava tiyatrosu.

FBKM de sohbet ve kitap imza gününden.

Kadın Kolları Başkanımız Ümit Hanımın evi, bazılarına tanıdık gelecektir, etamin işleyen otel müdürü arkadaşım oydu,daha öncede resimlerini koymuştum.-Keçi Kitabevinin sahibi aynı zamanda,şimdi otelde değil-
Bunlardan evinde sürüsüyle var :)) Etamin kayıtlarından bulabilirsiniz.


Kitapları çok sevdiğini ve her odada başka bir temada kitaplıklar olduğunu söylemişmiydim.

etaminler


Aylık Mavikuş günümüzde beraberdik, burası da mutfağı.
Bunlarda benim günümden...Vişne likörü  ve Türk kahveleri...
kaymaklı kayısılar,arkada semizotu salatası,
tavuk salatası
lokumlu milföyler,sosisli tartlar
chp fethiye  kadın kolu ölüdeniz kahvaltısı- cumartesi kahvaltılarından-mayıs ayı-
uzunbeyle yürüyüş kaçamakları yapıyor,
Ares le yürüyorduk ve serindi o aylar,artık sıcaklar bastırdı,ancak sabahtan yürüyebiliyoruz.
Daha önce gitmiştik, bu sefer yemek için arkadaşlarla gittik.Göcek -Dalaman yolundan 2-3 km içeride.
Dalya Life....
Bir gece Chris diye bir Alman arkadaşımızda hep beraber yemek yedik bir akşam,evinde bize mangal partisi yaptı.Alman ama okul yılları Türkiye de geçmiş,İstanbulda okumuş biri.Bir yabancı evinde değildik ve evinin nefis manzarasında bizi Türkler gibi ağırlaması da çok hoştu :) Bu ülkenin bu hallerini çok seviyorum ve keyif alıyorum.
Ovacıkta güzel bir cafenin açılışından... Monta Verde Hotel.
Yılbaşı çiçeğim mayıs ayında coşmuştu.
Balkon keyiflerine bu sene geç başladık.Bahçede ufak düzenlemeler yaptı Uzunbey, bu sene bahçeyle o ilgileniyor-bizim kısımla-Ben bu sene daha vakit bulamadım,canım da istemiyor.
Doğum günümde Ümit Hanımdan geldi, evdeydim ve ayrı ayrı gruplarla doğum günümü kutladım.

Doğum günümdeki kutlamalardan...
pastalarımdan biri :) Cafederin Zehra yaptı, nefisti,göründüğü kadar güzeldi hatta daha güzeldi,çoğunu ben yedim :)) Benim için yaptıklarını daha bir güzel yapıyor sanıyorum, arada beni şımartması hoşuma gidiyor...
Keçide imza günü vardı, Birol Ganioğlu 'nun ikinci kitabı çıktı.Kitabı ben aldım o Uzunbeye imzaladı...
CHP Fethiye Kadın Kollarının üç nesil bir arada sergisinden...Sağ köşedeki anneannemin nakış işi,soldaki boyama tablo  benim, sol aşağıdaki beyaz iş örtü babaannemin,sağ taraftaki kırkyama annemin.Ortada beş nesil fotoğraflarımız var :))
Birazda bahçeden... Kaktüsler

pembe sarmaşık güllerim
48 K  :))


salyangoz komşum :)







mutfak camı
Bunları sekililer derneğinin kermesinden çektim.Yöresel desenler.


yörük kilimleri

Bunlarda paspaturda ki güzel bir antikacıdan :)
ipek halı

yerel dokuma halılarda mevcut
birde caretta caretta vardı bizi ziyarete gelmiş limanda.
Fatoş'un kaktüslerinden
onun mutfak camı

ikramlarda kendi yaptığı nefis cevizli ekmekte vardı
meleklerle arası iyidir :)

bana özel likörler ikram etti o gün.
kendi yaptığı da vardı.
19 mayısta kalpaklarımızı giyip bayramı kutladık.Bizi kameraya çektiler bol bol :))
 19 mayısta birde kermesimiz vardı.

Atatürk'ü mizansen olarak Bandırma vapuruna bindirdik,   basın ve izleyenler bizi coşkuyla destekledi.

kermesten


havlu takımları
İç mimar bir arkadaşım var, yeni bir eve taşınmıştı, bir akşam onu ziyarete gittik.İlk defa bu kadar minimalist kalabilen bir ev gördüm hem de iki çocukla,tebrik ettim ,çok güzeldi.
Perdeleri var ama sorun yaşamış,daha gelmemişti :)
Arkadaki kısım tamamen mutfak dolaplarından oluşuyor.

Ben girişi çok sevdim.
kızının odası
barbiler

oğluşunun  odası
üst kat
"Çizgilerle Nazım Hikmet " oyununda açılan pankart...

Halkın tiyatroları yok edilemez..!


Bu arada cumartesi etkinliğimize tam gaz hazırlanıyoruz...

Birde Ankara'lı bloggerlar için bu var....



* Başlık : Özdemir Asaf

Pazartesi, Haziran 11, 2012

Fethiye'den haberler..


Geceyi sallantılarla geçirdik, burası diğer yerler gibi değil,küçük sallantılar büyük depremin öncüsü olabiliyor.Dün geçirilen depremden sonra (6.1) herkes tetikteydi,allahtan bir şey olmadı.51 kişi deprem paniğinden korkup kendini dışarı atan yaralılardan.Bir kaç  elektirik direği devrilmiş,bir kaç duvar yıkılmış,bir iki bina küçük hasarlı, merkez ve ölüdeniz müthiş sallanmış.
Gece Koca Çalış'ta karavandaydık,çadırı ve barakası olan herkes plajlarda,millet dışarıdaydı.
Biz kayalık bir bölgede su kenarında balık lokantasındaydık deprem anında (Ören'de) zemin altımızda gitti geldi,ölüdenizde kayalar yuvarlanmış ama en rahatsız eden şu görüntüydü...Özellikle tv anteni bulunan tepeden çekilen görüntü ne  şiddetinde bir şey geçirdiğimizi anlatacaktır.Mutlaka sonunu izleyin.
http://www.youtube.com/watch?v=lj5Wvhj3qk0

Bu da Babadağ'da deprem anı yuvarlanan kayalar...
http://www.youtube.com/watch?v=FAgHg39XhQM&feature=related

İyiyiz, evdeyim,akşamüstü toplantılarım var, işe ve hayata  devam :))

Resim: Çalış Plajında gün batımı..

Pazar, Haziran 10, 2012

Biz seninle kışa girmiş yaz çiçekleri...

Bu aralar sadece iş-güç ve arada kaçtığımız karavan zamanları var hayatımızda.Havalar  haziran ve Akdeniz havasına göre serin ama sıcaklarda başladı.Bu sabah denizde bir sürü insan yüzüyordu.Daha çok emekliler, tatilciler şu ara yabancılardan oluşuyor.Sanırım Türkler daha tatil moduna giremedi.Onları suçlamıyorum, daha klima açmadık bile.İşler sarktı,sezon sarkınca nisan-mayıs yoğunluğu haziranı buldu.Çoğu zaman dışarılardayız,eve geç gidiyoruz.Çok geziyorum, bu yüzden kimseyi arayamıyorum.Çoğu zaman akşamları da çalışıyoruz, yani işyeri ziyaretleri akşamı buluyor,müşteriler turizmci olunca bu normal.
Karavan güzel ama yazlık gibi bizim tempoda çalışanlar için değil.Çoğu zaman gidemedik,bir iki akşam kaçıp mangal yapıp yatıyoruz.Hafta sonları değişik taraflara gitmemiz gerektiğinden daha pazar günü gidemedik.Gerçi geçen pazar Kabak Koyundaydık,yarın kısmetse Seki'ye gideceğiz.
Yazıyı bu gece karavandan yazıyorum.Ares de tek kişilik iki yatak var,ranza gibi, alt kattakinde yatıyor.Çağıl'ın dersleri bitti ama o da İstanbulda tatil modunda babamlarda kalıyor.Gelmeye pek niyeti yok daha.Gelince o da üst kattaki yatakta yatacak.


Geçen gece yeni yazı yazayım dedim,buraya yazmadığım bir sürü yer, iş ve yaklaşık elli resim çıktı.Kaş tatili hariç yazmadığım konular.Denk gelirse yavaş yavaş paylaşırım ama yoğunuz, pek değişik işlerle ilgilenecek zaman kalmıyor.Bir kaç kere fotoğraf çekimine gittim :) Benim için değişik tecrübe oluyor.Ben teknik bilmiyorum,doğaçlama, içimden gelerek çekiyorum ama bu işte kullanmamızı etkilemiyor,allahtan resimlerimi beğeniyorlar.Resim deyince fotoğraf diye düzeltmeyin,resim aynı zamanda fotoğrafta demek.Bakınız...  :))

Anneler gününde yaptığımız sergiden babalar günü içinde yapacağız.Hazırlıklar başladı.

Fırsat bulursam bu aradaki etkinlikleri yazarım,çok hoş tanışmalar,imza günleri,Muğla gezisi,Kabak koyu keyfi, cumartesi kahvaltısı,2. el pazarı ve bomba haberim  Ölüdeniz kültür ve sanat festivaline konuğumuz yılın keçisi Levent Kırca seçildi.Kim ilgilenecek derseniz,önce ölüdeniz belediyesinin sonra benim misafirim :)) Ben ilgileneceğim. Birde Banu Avar Kaş'a tatile gelmiş, küçük bir buluşmada Keçi Kitabevinde yaptık kendisiyle.Her zamanki gibiydi :)) Resimler daha sonra. 
Değişen bir şey yok,değişen yalnızca zaman :) Bunu hissederek yaşamaya çalışıyorum.

Çarşamba, Haziran 06, 2012

"Ve bazıları; Yokken bile vardır, fazlasıyla.*



Geldik geçen hafta ama yazamadım.Gündemi de yakalamak benim için bile mümkün değil artık.Hangi birini yazmalı bilemiyorum.Kürtaj konusundan çok rahatsızım mesela.Tamamen gündemi oluşturmak adına ortaya atılmış bir yem gibiydi, tuttu da.Kürtajla uğraşırken bunları kaçırdık.
Benim anlamadığım kadın ve doğuracağı çocuk için herkes söz söyleyebiliyorken kadınlar konuşunca neden  kötü oluyor.
  Melih Gökçek, anne kendini öldürsün  çocuk öleceğine dedi ki şaşırmadım  valla, daha yumuşak bir açıklama zaten beklemiyordum, onun insan sevgisinden şüpheliyim zaten de kadınlardan da bu kadar nefret ettiğini bilmiyordum, ve kimse yazmadı ama ben yazıyorum anne öleceğine o (M.Gökçek) ölsün  bence.O belediye başkanı diye herkesin ölmesini isteme hakkı mı var ..? Seçilmişse insan böyle bir hakkı olabilir mi..? Oy verenlerin de böyle güzel dilekleri olsun o zaman :) Bir kerede vatana millete faydası olan bir açıklaması olsun istiyorum ama nafile...

Tayyip Erdoğan'ın "Çankaya 'ya taşınırız" açıklamasıyla ilgili google'a yazdığımda sanki o sözü söylememiş gibi olmasına da alıştım artık,çıkan linklerin hiç biri çalışmadığından bu haberle ilgili size yorum yapamıyorum.Google böyle bir haberi neredeyse yok sayıyor,tabii ki google dan değil,filtreden ama deneyin görün.Hükümetin istediği kadar okuyabiliyoruz, istediği kadar yaşabileceğiz giderek...Baksanıza kaç tane doğuracağımıza zaten karışıyorlardı, şimdi de doğurmadıklarımıza da  karışacaklar.-yasa geçti gerçi,sen sağ ben selamet-
(güncelleme: Bugün -7 haziran-baktım,benim blog bu cümleyi yazınca google da iki numarada çıkıyor :)
Bu güzel resimlerin altına bunları yazmak istedim çünkü sınıfın çalışkan çocuğu hep parmak kaldırır ama öğretmen hep o cevap verdiği için konuşturmaz ya,yazamayınca ve anlatamayınca kendimi öyle hissediyorum.Herkes biliyor diye bloglarda az görüyorum, oysa ben istiyorum ki herkes gündemi yazsın,fikirleri duymak istiyorum bu konularda.Zaten basına sansür var, yandaşı var, korkanı var, bu yüzden rahat yazılabilecek ortamlarda yazılsın istiyorum bu konular.Birde yazanların üstüne giden yorumlar var, efendim ön yargılı yazıyorlarmış.Bu konunun ön yargısı ne olabilir ki..? Kendi vücudumda oluşan  (!) benim sorumluluğumda oluşmuş bir varlığa ben karışamayacağım, başkaları karışacak hatta önemli  biri bana katil diyecek,  (sivasta 33 aydını yakanlara bile diyemediler, öbürüne artık sayın apo demek  zorundayız) sonra da bunu yazıyorum diye bana kişilere karşı önyargılısın diyecekler, hadi be..!  Çok demokratsınız,hatta aşırı, gözleriniz kararmış sizin demokratlıktan.Hele  yok tecavüzse başka, değilse başka gibi yaklaşımları hiç duymamış olayım istiyorum.
Neyse bu saçma salak konular yazarken beni bile yoruyor, ben size 21 sene sonra gittiğimiz tekne gezisini yazayım.

Kekova tekne turuna tam 21 sene evvel balayında gitmiştik, aynı tekne turunu tekrar yaptık.Kale -simena adası- hariç hiç bir yer değişmemişti.Ada koruma altında ama bana değişmiş geldi.Birde Fethiye'de Gemiler Koyu hariç dondurma fiyatları hiç bir yerde farklı değildir, Üçağız-teknelere binilen liman- bir kazık bir kazık ki sormayın gitsin.Dondurmalar tam iki katıydı.Herşey güzeldi de oteldeki iki düşüncesiz gruptan biri tekne gezisine gelince çok rahatsız olduk.Bebekli, yeni baba olmuş ve kendinden başka insanların tatile geldiğini düşünmeyen " mustafa adında biri" ne zor tahammül ettik. Kelimelerimi harcamak istemiyorum ama Erdek dolaylarından mustafa bey ve akrabalarıyla sakın tatile çıkmayın!  Tekne gezisinde bizim otelden başka müşterilerle dedikodusunu bile yaptık, düşünün yani o kadar...
Adam süper malzemeydi yalnız, aziz nesin hikayesi gibiydi :)



batık şehir kekova




korsan mağarası
Kaş 'a yukarıdan bakış, otelimiz yarımadanın ucu.
meis'e giden feribot
Son gün önce kıyafetli sonra da mayolu olarak güneşlenip serenad'ı bitirdim.Nefis bir kitaptı, çok sevdim.



Kaş-kalkan yolu.
Son gece uzunbey beni meyhaneye götürdü Kaş'ta. "Üzüm kızı" keyif aldığımız bir mekandı, fiyatları tuzlu ama ambians güzeldi.Sanırım yabancılara daha farklı fiyat uyguluyorlar.Arkadaşlar için bol bol yasemin kokularını içime çektim ve onlar için de içtim :)

Böyle yazılarımı sevmiyorum aslında ama yazmazsam rahatlayamıyorum.Bu güzel resimlerin altına daha güzel konuları yazmak isterdim,bu yüzden okurdan özür dilerim.
*Edip Cansever.

Not: Bunu nasıl unuturum , dumur yumağı oldum sayesinde... -bakanın tecavüze uğrayanlar doğurun,devlet bakar açıklaması.-

Unutmadan birde bu var.......................................................................................................

KAZ DAĞLARINDA SİYANÜRE HAYIR...!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!