Bayrak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bayrak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Kasım 01, 2012

29 ekimde.............

Cumhuriyet Kadını ..........Ankara

Bayramın kısa bir özetidir.Sabah sekizden akşamın onuna kadar sokaklardaydım.Bütün etkinliklerimiz güzel geçti.Önce kermesi yaptık, sonra çelenk koyduk,akşam da fener alayı yaptık.Unutamayacağım günlerden biriydi.Kendimi çocukluğumun 29 Ekimlerinde hissettim.Kim ne derse desin resimler zaten anlatıyor.Gidenleri ve katılanları dinleyin,gerçekler onlarda.


29 Ekim Fener Alayı- Fethiye


29 Ekim -  Ulus  



29 Ekim Cumhuriyet Kadını- Fethiye


Atam

Atatürk Anıtı- Fethiye






Perşembe, Ekim 20, 2011

Kaç Şehit Var..? !!!

Paylaşalım bakalım doğru mu değil mi ortaya çıksın... 


http://www.facebook.com/chpatasehir34/posts/10150921646125727
Chp Ataşehir HÜKÜMETİN HALKTAN GİZLEDİĞİNİ, AKP MİLLETVEKİLİ İFŞA ETTİ : "87 ŞEHİT VAR Türkiye, dün önce 24 daha sonra 26 olarak açıklanan şehitlerin acısından sonra bugün ajanslara düşen bir başka haberle sarsıldı. AKP Van Milletvekilinin telefon konuşmasına tesadüfen şahit olan Sakarya'lı bir işadamı, AKP'li milletvekilinin karşısındaki bir şahısla konuşurken 33 saatlik çatışmada 87 şehit olduğunu ve halk in...fialinden korkulduğu için sayının özellikle ajanslara tam yansıtılmadığını işittiğini belirtti DHA, CHA VE AA YAYINLAMADI! İşadamının ajanslar aracılığı ile kurduğu iletişimler de boşa çıktı. Bizzat konuşmaya şahit olan ve AKP Milletvekilinin adını da veren işadamının açıklamalarını birkaç haber sitesi hariç hiçbir medya kuruluşu yayınlamadı. Haber değeri olarak 5N 1K kapsamında tüm maddeleri barındıran ve muhatap işadamının tüm iletişim bilgilerinin de iletildiği haber ajansları bu önemli konuyu haber bile yapmadı. Konunun derinleşmesi görevinde bulunan yayın yönetmenleri ise haberi halktan gizledi AÇIKLANAN ŞEHİT LİSTESİNDE OLMAYANLAR 26 kişilik Şehit listesinde olmayan ve ailelerine bilgi verilen 44 şehidin yanında 6 askerimizin de ağır yaralı olarak açıklandığı ve aslında şehit olduğu öğrenildi

Çarşamba, Kasım 10, 2010

72 senede unutulmaz yaptıkların

Biz bugün yürüyüşteydik sirenler çaldığında. Çalışta hepimiz saygı duruşunda bulunduk, daha öncede nerede yaşasam etrafa mutlaka bakarım.Geçen yıllarda Fethiye'de arabanın içinden çıkıp selam duranları gördüm,göğsüm kabardı, şekilcilikse bu evet şekilciyim.
Her on kasım açarım tv kanallarını köşede Atatürk resmi olmayanı tüm yıl seyretmem.Millet seyrederse seyretsin, ben seyretmem.
Beni etkilemek için Atatürkçüyüm numarası çekmeye de gerek yoktur çünkü ben milletini ve vatanını sevmeyen birinin  zaten ona saygı duymadığını bilirim ama gerekirse yüzüne de çarparım davranışını. Sadece izlerim, saygı duymam.Kimsede ne yaparsa yapsın bunu anlamamı beklemesin.
Bağımsız olmayan ve başkasının himayesinde yaşayan bir millet olmamızı bekleyen herkes benim için  aynı kefededir.Bu Dünya'da ülkesi için ondan daha iyisini yapabilen olursa ancak bu şekilcilikten vazgeçerim.Yoksa gerisi ve derisi, hatta dirisi boş bu işlerin.

Atam, bence sen yine de rahat uyu..Bir noktaya geldiğinde bu millet her şeye dur demesini bilir bence de.

Pazartesi, Kasım 10, 2008

Yine bir On Kasım ..Burdayız Atam


ATATÜRK'E
Yine harmanımız rüzgâr bekliyor;
Es yine es yine, samanı savur.
Çak yine, çak yine, Masmavi Şimşek!
Bu kutsal çorağın özlemi yağmur.

İn yine, in yine, Sarı Yıldırım!
Ayrıklı tarlayı aydınlat, kavur.
Bugün de gecede sayıklayan var,
Bugün de yobazca adımız gâvur.

Dal şu yüce dağlar gibi tekneye
Sevgi ekmeğini mayala, yuğur.
Doğ yine, doğ yine yurdun üstüne
Sensiz yüreklerin ateşi soğur..

Behçet Kemal ÇAĞLAR


Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Millî Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip ile Ankara Ahlatlıbel'de arkeoloji çalışmalarını izlerken (5 Mayıs 1933)
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, sınav sonucunda başarılı olan gence mendilini hediye ederken (25 Mayıs 1933)
Ulu önder Ankara'da açılan bir sergide heykel incelerken (1934)

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Ankara Kız Lisesinde Başbakan İsmet İnönü ve Afet İnan ile birlikte (12 Mayıs 1934)

Cumhurbaşkanı Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'nda açılan resim ve heykel sergisine gelirken
(20 Eylül 1937)


ATATÜRKÇÜLERE
Öyle sırtüstü yatıp dinlenecek gün değil;
Daha yapacağımız çok şeyler var, çocuklar!
Ne kadar erken yağdı, gördünüz ya, yeniden
Nice güvendiğimiz dağlara kar, çocuklar!
İlerden, ta uzaktan el ediyor durmadan
Batılı arkadaşlar; vaktimiz dar, çocuklar!
Toplandık mı başbaşa, verdik mi el ele biz
Su çekilir, dağ çöker, bora susar, çocuklar!
Hele kuru kütükler ayıklansın bir kere
Tadından çatlayacak dallarda nar, çocuklar!
Sizi bir bir tanıyıp alnınızdan öpmeye
Mustafa Kemal yolda, hey bahtiyar çocuklar!
Behçet Kemal ÇAĞLAR

Cumhurbaşkanı Atatürk, Tunceli Pertek Halk Evi önünde (17 Kasım 1937)
ATAM İZİNDEYİZ!
Atam, hala yaşıyorsak: Edepsizlik sayesinde!
Altı oku soruyorsan, Politika dehlizinde!
Hele partin senden sonra, Devrimlerin tavizinde!
Vasfedeyim halimizi, Kalemime ver izin de!
Yobazlarla gericiler, Onlar bizden daha zinde!
’Atam, Atam..’ derler ama, Bir adınız var sizin de..
Halkçılıkla devletçilik: Anlatamam, çok hazin de..
Çoktanberi sahteciler, Ağır çeker her vezinde!
Tek umut var, o da yalnız, Amerikan dövizinde!
Sorma Ata’m, halimizi, Hal mi kaldı anlatacak..
İşte geldik dizindeyiz! Yata yata çok yorulduk,
Tatil yaptık, izindeyiz!
Sanayide henüz daha, Cafer için lazım diye,
Amerikan bezindeyiz! Geçeceğiz Avrupa’yı Ama şimdi izindeyiz!
Hocamız var, hacımız var, Uçan kuşa borcumuz var,
El oğlunun ağzındayız! Ama bizi zor bulurlar, Bahar, yaz, kış izindeyiz!
Evet, doğru söylemişsin:
’Türk milleti çalışkandır! ’
Biz de senin tezindeyiz!
Dinlenmekten yorulduk da, Onun için izindeyiz!
Zinde kuvvet diye söz var,
Kimse bilmez adresini,
Ah izindeyiz,
vah izindeyiz!
Bugün değil, bu yıl değil,
Çoktan beri izindeyiz!
İlerledik Ata’m öyle,
Şimdi görsen tanımazsın:
Amerikan tarzındayız!
Arasan da bulamazsın,
Otuz yıldır izindeyiz!
Aziz NESİN
Resimler ve kaynak bu sayfadan.. Resimlerin altındaki yazılara bakın ve size bilgilerle kanıksatılmaya çalışılanlarla karşılaştırın lütfen.Şiirler çok eski ama değişen bir şey yok sanırım.

...


komik bir alıntı


Atatürk'ün en sevdiği espriAtatürk'ün) En sevdiği hikayelerdenmiş. Arada kendi anlatır, arada baskasna anlattırır, hep gülermiş. (F. R. ATAY)

Yeşilaycı bir profesör bir konferans veriyor. Bir ara dinleyicilere sormus:

"Bir eşegin önüne iki kova koysanız. Biri su dolu, biri rakı. Hangisini içer?"

Cevabı kendi veriyor: "Tabii suyu."

Gene bitirmiyor soruyor: "Neden?"

Arkadan bir bekri söz alıyor. Yüksek sesle cevaplıyor.

"Eşekliğinden."

Atatürk bu cevaba bayılıyor. Gülüyor, gülüyor.

Bir akşam Orman çiftliğinde yanında erkanı, açık havada oturuyorlar.

İçeceklerini yudumluyolar. Biraz ilerde 15-16 yaşlarında bir çiftçi çocuk çalışıyor. Atatürk el edip, çağırıyor. Soruyor:

"Söyle çocuk: Bir eşegin önüne iki kova koysan. Biri rakı dolu, biri su. Hangisini icer?"

Anadolu tosunu yutkunuyor. Bakıyor. Gazi Paşa Hazretlerinin ve yanındaki muhterem zevatın önünde rakı kadehleri. Devletin en büyükleri...Esas vaziyetine geçiyor:

"Rakıyı kumandanım!"

Atatürk kahkahayı basıyor. Herkes şaşkın. Ata onlara dönüyor. Muzip:

"Aman beyler! Neden diye sormayın!"


Cumartesi, Temmuz 21, 2007




















Yarın kısmetse sandık başındayım..Pazar pazarına gidip alışveriş yapacağım..Sonra da Uzunbey'le denize gideriz artık..Akşam da tv karşısında.Beklentim beklentilerin farklı çıkması tabii ki :))