Perşembe, Mart 12, 2009

turkuazın en şiddetlisinden..

Geçtiğimiz pazardan bu yana yaptıklarımın hepsi değil ama bir kısmı bu resimlerde.. Bu hafta daha kafamda yapmak istediğim var,umarım cumartesiye kalmadan bu işi de hallederim..

En son car boot 'a gitmek istediğimizi yazmıştık.Car boot demek istemiyorum ama günlük hayattada böyle kullandığımızdan bir türlü değiştiremiyorum.Hatta aynen böyle Türkçe-İngilizce karışık kullanıyoruz.. Bence yanlış ama tam karşılığı bagaj satışı diye denk geliyor aslında, (arabanı pazar yerine sokup,bagajına eşyaları koyup satıyorsun ya) mantıklısı da o ama Türkler anlamıyor (ben de ilk zamanlarda anlamamıştım) .. Gazetelerde car boot diye yayınlandığından böyle devam ediyoruz işte.
Neyse 2. el desem olmaz ,ama bit pazarı belki daha uygun olabilir,en azından herkes ne menem bir şey olduğunu anlar.

Pazar günü yağmurlu olunca Çağıl' ı dershaneye bırakıp Hisarönüne çıktık.. Pazar falan yoktu tabii.. Bizde Ölüdenize inip orada yürüyüş yapalım dedik Uzunbeyle..

Kimseler yoktu,en azından yağmur yağmıyordu..

Kumsalın görüntüsü bu mevsimde bile ne kadar güzel :)


Ordan dönüşte Uzunbey bana kahve ısmarlamak istedi Fethiye'de..Yağmurun izin verdiği kadar ve Ares yanımızda olduğundan Boğaziçinde dışarıda oturduk, kahvelerimizi içtik.


Ordan Talin'lere geçtik. Onun küçük köpeği "Çatlak"..

Bu da "Prens".. Onlar bahçe köpeği olduğundan Ares'ten çok hoşlandıklarını söyleyemem..Bu yüzden pek oynayamıyorlar..Biz içerideyken Ares arabada bekledi..

Talin'de ailesinden kalma eşyaları kullanmayı seviyor..Onları İstanbuldan buraya taşımış gelirken.. Bende seviyorum ya yakaladığımı sizlerle de paylaşıyorum..

Ahmet Beyin merakı akvaryumlardan evde 3 tane var. Bu kalabalık olanı.


Bu kocaman ,manyak ve hırt diye karidese atlayan bir balık.Ben adını bilmiyorum bilen varsa yazabilir..Diğerlerini yediğinden yalnız.


Burada da utangaç balığımız var bir tane..
Biz sabah çaylarımızı da onlarla beraber içip eve döndük, kalamar pişirip ,keyif yaptık evde,hava yağmurlu olunca haftasonunu pek anlamadık..

Pazartesi Berna ile buluşup yürüdük.Yine boğaziçinde oturduk ve yeni yapılan sahilde uzunca bir tur attık.
Bir kısmı yapılan kordon boyu..


Salı günü Uzunbey'le Karaağaç' a gittiğimizi yazmıştım. Bu yol devam ettiğinde Faralya'ya ulaşıyor. Resmini gördüğünüz yer Kelebekler Vadisi..Üzerinden yol geçiyor ama aşağı iniş ancak yürüyerek.Çünkü koruma altında ve araba yolu açmak yasak. Ya tekne ile gidiliyor ya da tehlikeli bir rampadan iniliyor..

Ölüdenizden kenarlarında korumaları olmayan bir yoldan ulaşılıyor buraya..Likya World 'un yanından geçen köye özel bir yol bu.Yükseldikçe uçurumun kenarından yol alıyorsunuz. Ben huzursuz olduğumdan bu yolu kullanmıyorduk ama Karaağaç için özel ve daha yeni açıldığından bu yolu kullanmak gerekiyor. Diğer taraftan 80 km olan yol, bu taraftan 30 km.Huzursuz oluyorum diyorum ama araba kullandım bu yolda..Sadece geçen sefer hava yağışlıydı , gitmek istemedim.Uzunbey ısrar edince bu sefer bu taraftan gittik.


Yolda keçiler gördük, sırf bu kare için özel olarak durdurduk arabayı .. Zira hem biz ilerliyoruz hem onlar koşuyor, bir türlü resim çekemedim.


Kirme aslında bir mahalle, Karaağaç'a bağlı. Sanırım internetteki az sayıda fotoğraflarından biridir bu.Önü Akdenize bakan ama kesinlikle yüksekte bir mahalle..


Bu yol daha bu sene açıldı ve çok trafik olmadığından daha yol oturmadı.. Karşıda, soldaki taşın üstünde kaya oyukları var, muhtemelen Likya zamanından.. Bir alttaki resimde yakın plan gözüküyor zaten.



Arabadan yolun görüntüsü.. Normalde başka yerlerde daha dar ve kötü yollardan da gittiğimizden bu yol yayla gibi geldi :)


Kirme yolunun bir kısmı ve daha da ileride Ölüdeniz gözüküyor..


Yolun görünümü..

Karaağaç' ta papatyalar..

Karaaağaç.. 1050 rakım. Karşısı Akdeniz.

Dönüşte yolun ve Ölüdenizin görünümü..

Turkuaz' ın en şiddetlisi..

Çarşamba günü Gülderen' den çıktığımda Karayollarında çektiğim resim.. Kordonboyu nun daha yapılmayan kısmı.
Bu resimler şu an Fethiye Kültür Merkezinde 8 mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yapılan Fethiye' nin ileri gelen ve örnek olabilecek hayatlarını yansıtan kadınlarına ait resimler..
Sizden dikkat etmenizi istediğim tek husus, Anadolunun bu Batı Akdeniz köşesinde 1930 larda bile ne medeni kadınların yaşadığına bakmanızdır.. Birileri farklı anlatıyor olabilir ama herkesin kendi gözünü, gönlünü ve beyninin her pembe lobunu açık tutmak kendi görevidir.. Suçu başkalarına, geleneklere ve göreneklere hatta politikaya atmadan hakettiğiniz yaşamların peşine düşün. Bunu sizden başka kimse koruyamaz çünkü.


Bu sergiyi en kısa zamanda sanal ortama taşımalarını istedim..Sanırım Fetav Kültür ve Sanat Komitesi bunu yapacak..Daha ne resimler ve güzellikler var inanamazsınız.. Özellikle tarihli resimleri seçtim, daha da rahat gözlemlenebilsin diye.

Biz dün akşam Ölüdenizde seçim toplantısına gelen Onur Akın'ı dinlemek üzere hep beraber yukarı çıktık.. Çıkarken de Bernalar illa evde birşeyler yemeğe davet ettiler içeri.Son dakika planlanmış bir şey olduğundan gitmeden Hilkat Hanımlarla hep beraber gittik bizde.. Gitmişken de yine Bernanın ailesinden kalma eşyalarını fotoğrafladım bu seferde..

Salonu tamamen aile yadigarlarından parçalarla dolu.












Onur Akın, Ölüdenizden birde ev alıp,buralı olmuş, akşam başkan söyledi ..


Yeni bir ürün önerim var.. Daha önce pek görmedim.Gran Pavesi, Migros ve Tansaş'larda oluyor ve rejim krakerlerinin tekdüzeliğinden uzak, zeytinli ve domateslisi var. İçinde kapalı küçük paketleri mevcut.Bir açtığınızda hepsi bayatlamak zorunda değil.Ben çok sevdim :) Sizinde seveceğinizi düşünüyorum.


Büroya gelen dostlarla da paylaştık, herkes sevdi :)

Bugün bütün gün bürodaydım..Dün yürüdüğüm uzun yollara inat oturdum ve yazı yazdım çoğunlukla.
Hayat ne kadar zor, bazen yapmak istedikleriniz yapmak zorunda kaldıklarınızla hiç uyuşmuyor.
Bahar içimde, pır pır hallerim devam ediyor, bu heyecan hiç bitmesin bende diyeceğim..Şimdilik keyfini çıkarmaya çalışıyorum. Bu da kolay değil hayatta ha..
Aklımda içimden tüm geçenler.
Yine de.. Hayat, beni unutma e mi ..!

Bana bahar geldi :)

Yoksa cemre mi düştü demeliydim.. İki gündür üzerimde bir heves , bir heyecan.. Gönlüm kıpırtılar içinde :) Canım kendimi dağlara,taşlara vurup gezmek dolaşmak istiyor.. Daha çok da denize, deniz kıyısına gidip bir şeyler içmek istiyor.Bisiklete de razıyım :) Şöyle küçük bir tepeden şehri seyredeyim, yanımda termosum olsun.. Arada durup kahve ya da çay içeyim.

Dün Gülderen' e gitmiştim sabahtan.. Öğlen ordan çıktım.Normalde minübüsle dönecektim,Uzunbey beni bırakmıştı çünkü. Denizi görünce dayanamadım ve yürüdüm.. Deniz boyunca, yolda, yürüyebildiğim kadar yürüdüm.. Denizin hafif dalga sesleri arasında, güneş denizin durgun ve körfez olan tarafını parıldatırken ben yavaş yavaş, etrafı seyrede seyrede, arada özel telefonlarımı açarken ve keyif yaparak yürüdüm..

Bir ara balıkçı teknelerinin önüne geldim.. Ağları tamir ediyorlar.. Ben normalde balığa hiç tekneyle çıkmadım. Hatta özel olarak balığa çıkmadım.. Bir kaç kere oltayla takıldık Çağıl seviyor diye..Ben kitabımı alırım, onlar oltalarını , bu şekilde bir kaç kere çıkmışlığım var.Gerçi bilirim Demirköy'den orada serpme ile tutulurdu derelerde.. Neyse ben en sakin ve bahara aşık vaziyette kordon da yürürken..Balıkçı teknelerine bakıp onlarla balığa gitmenin hayalini kurdum.. Bahar çarptı beni ..evet evet gerçekten çarptı.Duyduğum balık hikayelerine özendim, başıma kasketimi takıp balığa bile çıkmak istemek sanırım bu bahar çarpıntısından. Gönlüme bir söz geçirebilsem rahat edeceğim ama olmuyor.Kurtulamıyorum.Canım uzaklara gidip gezmek istiyor.. Daha çok doğaya gitmek istiyor..


Zihnimi yokluyorum ara ara, arabada Ferhat Göçer çalıyor .. İşten Çalış Karnaval toplantısına gidiyorum.Canımda hiç toplantı yapmak istemiyor. Neyse Hilkat Hanımda gelecek belki kaçarız bir ara.. Gerçekten toplantıdan sonra hadi gel bira içelim diyor,Kılçadırın yanındaki Belediye Çay bahçesine gidiyoruz.O bira ben Türk kahvesi içiyorum.Güneş batıyor..Hem de öyle güzel ki..!
Resimler çekiyorum..Önce kahvenin, kocaman bir balığım var.Hem de Japon balığı gibi tabakta..Onu da çekiyorum.Balık kısmet demek.. Kısmet :) Hayat bu işte.. Belirsiz ve önünde upuzun gibi duran, aslında upuzun olmayan. Nedense o kısmet bana gülümsüyor..Ben gülümseyemesem de.

Kararsızlığı sevmedim hayat boyu.. Hala da kararsız olmayı sevmem ama aslında karar verme yetisinde olmayıp kararsızlık hali içinde olmak ne demek.İşte bunu bilmiyorum. Ne anlama geliyor anlamıyorum.Hatta anlatamıyorum.İşte böyle ruh halleri içindeyim. Birşeyler yapmak isteyipte yapamama durumu.


İçinde bahar esintileri dolaşıp duran ama bir yere kıpırdayacak durumu olmayan biri var ve o benim işte.
Allah kolaylık versin, hepimize :)


Bu da sanal bahar sergimiz :))

Salı, Mart 10, 2009

Anladım..

Eskiden ne kadar çok dinlerdim Leman Sam' ı.. Bugün nerden aklıma geldiyse o melodiler dilimde hep :)

Livaneli şarkılarını da ayrı bir güzel söyler , hep sevdim, severim kendilerini..


Bugün aslında evde kalacaktım bu yüzden bilgisayarım evde,ben Uzunbey'in bilgisayarındayım, o dışarıda.. Aslında bugün öğlene kadar evdeydim ve öğlen Karaağaç' a beraber gidecektik ama sabah gelen telefon üzerine plan değişti.. Ben sabah işe geldim Uzunbey'le, Karaağaç' a gittik,şimdi de lise arkadaşım buralardaymış, İzmir'den gelmiş, bana uğrayacak diye eve de gidemedim, ondan telefon bekliyorum..


Geçen hafta Zen'e gittim yine..Bu sefer yüz bakımına.. Sanırım yeni kampanyası da var, indirimli bir sürü hizmet.. ama yine de bence en iyi hizmetlerinden birisi çıkan kahve falı :))

Bir fincanda söylediği her şey çıkarmı insanın ya..Birde ben inanmam ya fallara..Onun için böyle oluyor sanırım..Neyse bugün keyfim çok yerinde :))


Pazartesi, Mart 09, 2009

:)

Dali .. (değil tabii ki Vladimir Kush)
Beni çok sevindiren bir mail aldım :) Öyle mutlu oldum ki anlatamam.. Yanlış yazmışım ama bilerek değil, gerçekten bu resmi Dali nin sandım :) Ya da resim altı yazıda öyle gördüm diyelim. Değilmiş, düzeltiyorum... Yine de bunu farkedip beni uyardığı için anonim'e teşekkür ederim :))
Bence hep oralarda ol-un.. Yanlışlarımızı düzeltin :))


Ece'nin balkonunda gördüm.Çok güzel bir fikre link vermiş.. Daha önceden çok uyguladığım bir fikirdi ama bu şekilde değil..Fikir ve uygulama için ziyaret edebilirsiniz..

Bu konu üstüne yazıya gelen bir yorumu sizinle de burada paylaşmak istedim..Gönlüm yorumlarda kalmasına izin vermedi..

"'' Öğretmenim, tuvalete gidebilir miyim?''

Yukarıdaki cümle, öğrenim hayatımız boyunca sıkça sorduğumuz sorunların başında geliyor, değil mi? Yıllar sonra, Adıyaman'ın Gerger İlçesi, Kaşyazı Köyündeki Karük İlköğretim Okulu'ndaki manzarayı "Haberturk İnternet Haber Sitesi'nde" görünce; ' Meğer şanslı azınlıktanmışız ' dedim kendi kendime.Evet, yanlış duymadınız. Ben ve bu yazıyı okuyan sen, şanslı azınlıktanız. Anadolu'da bir çok okulun türlü fiziki sorunlarını, öğretmen eksikliğini duyardıkta, insanın en temel ihtiyaçlarından birisi olan tuvalet ihtiyacını gidermenin başlı başına bir sorun olduğunu aklımıza getirmezdik. Onca yetersizliklere rağmen Karük İlköğretim Okulu'ndaki bu çağdışı manzarayı eğitim neferimiz Ahmet Elmacı sayesinde öğrendik.

Haberturk İnternet Haber Sitesi'nde yayınlanan ' Tuvaletsiz Okul ' haberi bizi harekete geçirdi. Hem gelecek nesillere kalıcı bir temizlik alışkanlığı kazandırmak hem de okullarımızın olmazsa olmaz bu fiziki zorunluluğunu hayata geçirmek adına; www.okulumuzatuvalet.org sitesi altında '' Okulumuza Tuvalet '' adlı projeyi hazırladık.

Karük İlköğretim Okulu'ndaki bu geri kalmış manzara ne ilk ne de son...Fakat bu olumsuz manzarayı düzeltmek bizlerin elinde. Karük İlköğretim Okulu'nda olduğu gibi Anadolu'nun birçok köyünde çocuklar sizlerin desteklerini bekliyor... '' Okulumuza Tuvalet '' projesi ile sizde bu harekete ortak olun...

http://www.okulumuzatuvalet.org/

destek@okulumuzatuvalet.org


... ... .... ...

Fethiye'nin her köyünde de tuvalet yok.. Hatta biri için müftüye siz yaparmısınız tuvalet dedik, orada cami hocası olmadığından tuvalet yapmadı.. Bugün mesela o köye gideceğim..Tuvaletim gelirse de bir turizm tesisi var, onlara rica edip onların tuvaletini kullanacağım..

Oysa orası Likya Yolu üzerinde.. Okul içinse taşımalı öğretim yapılıyor.. Evlerde tuvalet çoğunlukla yok,bahçede , dağa taşa yapıyorlar tuvalet ihtiyaçlarını.

Burası Türkiye, Akdeniz, turizm beklentilerinin maksimum olduğu bir bölge.Biz nelerle uğraşıyoruz.Bu ülke turizmden kalkınmayı bekliyor.
Hadi be ..! Dağı taşı satıp, belediyelerde bizim olsun, ülkeyi de biz yönetelim, bu imkanların hepsini de biz kullanalım diyen herkes duysun..

O kadar işsize, bu kadar olumsuz koşullara, bu kadar nerden ne tırtıklarım mantığına bu ülke sizlere iyi dayanıyor.. Seçim-miş .. !!!

Cumartesi, Mart 07, 2009

ortaya karışık : mart başı

Geçen hafta okul turnuvası için geçen sene söz verdiğimiz sponsorluk formalarını yaptık Çağıl 'ın sınıfının.. Oğluş kaleci formasını geçirince sırtına çok yakışıklı oldu. Sınıf arkadaşları da çok beğenmiş, gerçi ilk maçta yenilmişler ama onlara üzülmemelerini , beden derslerinde ve maçlarda giymeye devam edebileceklerini söyledik.. Ayrıca istek üzerine sınıf numaralarını yazmadık, yani seneye de giyebilecekler.. Halbuki geçen sene ne kadar heveslenmişlerdi şampiyon olacaklarına.. Üzüldüm daha ilk maçta veda etmelerine, sadece heveslerini alamadıkları için.
kurdele çiçeği-
Bugün Şükran Teyzeyle beraber dışarıdaydık,aslında başka bir yere davetliydik ama o kadar kalabalık ve yüksek sesli bir ortamdı ki kaçtık sonra deniz kıyısına.. Şükran Teyzenin ahbaplarıyla oturduk ve sohbet ettik tüm öğleden sonra..
Dün hayatta ara ara yaşadığım insanlar hakkında bir hayalkırıklığını yazmak isterdim aslında.Sonra düşündüm ki aslında değersiz bir ayrıntı.Bitti gitti. Bazıları çıkar peşinde ,bazıları da kendini tatmin. . bazıları için devam etmek isterdim ama prensiplerim var,yapamadım.Çok az işi yarım bırakmışımdır hayatta, bu da onlardan biriydi.. Kullanılmaya izin vermezsen insanlar sana neden diye sorabiliyor,daha büyük bir neden var mı ki bunları ruhunda görebiliyorum .. Kullanmasına izin vermediğim için neden ben suçlu olayım ki.. Herkes sınırını bilmeli. Bildirdiğinde sen kötü olsan bile hem de. .

kalonche-

Bir kaç gündür hava rüzgarlı, ılık ve sıcak bir rüzgar esiyor buralarda. Yarın Hisarönü car boot' u var. Bir terslik olmazsa gitmeyi düşünüyoruz.
Denizli sallanıp duruyormuş,aynı fay hatları üzerindeyiz sayılır..Biz hissetmedik ama onlarda okullar bir gün tatil edildi cuma günü. Hayırlısıyla atlatırlar umarım bu günleri.
sukulent-

Bahçeyle ilgilenmem lazım.. Evde kalmadığım için bahçeyle de ilgilenemiyorum.. Yarın fırsat bulursam biraz bahçeye çıkacağım..
penceremden..


Burcunun hediyesi yine bu çanta .. saymayı unuttuğum kadar da avon hediye getirdi bana..aklıma geldikçe koyuyorum bloğa.
Bir sürü yeni kitap aldım kendime , Çağıl' a da.. Ona onun seveceği ve okuyacağı tarzda kitaplar aldım.. Fahrenheit 451 okuyordu, tahminen Ütopya, Güneş Ülkesi ve 1984 aldım.. Meğer listesindeki 3 kitapmış, alınca şaşırdı..Onu sevindirmek bazen ne kolay :) Bazen de zor..
Face'de bir -iki ay oldu sanırım..110 kişi olmuş arkadaşım..Dün de beni İstanbuldan eski komşum bulmuş.. Hem de sevdiğim bir arkadaşım.Çok sevindim.Bunun haricinde pek zorladığını söyleyemem.Girdiğime pişman olmadım yani. Sadece bloğu fazla kişi bilmediğinden ,birde orada paylaşmadığımdan blog adresini yazmış bir arkadaşım.. Kendimle ilgili çok özel bilgilerim yok, zaten bilerek yazmadım. En güzel yanı lise arkadaşlarıma ulaşmam oldu şimdilik.. Sadece iş bilgilerim var.. Yani yine istediğim mesafe de olmuş..
Birde farkettim ki çok farklı yelpazede arkadaşım var :))
Aslında yazacak çok şey vardı.Bir şekilde silindi gitti, aklıma gelirse devam ederim.
Biyo yeni yazı yazmış, her iki bloğuna da.. bak bu haber işte :))

Ankara'nın suyu :)


Ankara'dan gelen bir mail ve video görüntüsü , Ankara ' lılar mutlaka baksın bence .. Sonuna kadar da izleyin lütfen. Karadenizli Amca aynen benim gibi takmış birilerine belli :)

Cuma, Mart 06, 2009

Anneme..

Bugün annemin doğumgünü.. Yanında olamadığım için canım yazı yazmak istemedi.Yine de tarihe not düşüyorum ki

Annem ; hayatım boyunca her zaman yanımda olduğun için teşekkür ederim..

ve benimle herşeyi paylaştığın için..

ne zaman gelsem orda olduğun için..

çocukken bana şefkatli davrandığın için..

ilk öğretmenim olduğun için..

harika bir öğretmen olduğun için..

bana değişik model elbiseler giydirip beni süslediğin için :)

saçlarımı tarayıp topuz yaptığın için :)

beni sabırla dinleyip her zaman sağduyulu davranmama sebep olduğun için..

bizi sevdiğin için ve bizim mutlu olmamızı sağlayan bir yuva kurduğun için

sana nasıl teşekkür etsem bilemiyorum.

Seni seviyorum ve seni buralarda çok özlüyorum.

Yeni yaşın sana tüm isteklerini ve güzellikleri getirsin..

Nice Yıllar Diliyorum ve Mutlu Yarınlar..

Kısaca

SENİ SEVİYORUM...






Çarşamba, Mart 04, 2009

Bahçe: 6 Aksesuar ve dekorasyon



Benim gibi büyük bir çam ağacıyla komşuysanız bu tarz bahçe aksesuarları yapabilirsiniz.. İnternette bu tarz objeler gördükçe aklıma daha değişik fikirlerde geliyor. Genelde bunları inceleleyip daha sonra çalışmak üzere bir kenara not ediyorum.




Aslında bu resim bahçe tanzimi ile ilgili sakladıklarımdan.Yerin döşemesi çok hoş, bu şekilde yeşillikler arasında yol yaptığınızı düşünün.. Beyazlar içinde olmasa da böyle bir kameriye altında beş çayı içmek güzel olurdu :)




Bahçeye gelen kuşları beslemek için oldukça estetik bir yemlik ..






Eski çizmeleri değerlendirmek için birebir..
Yabancı bir siteden aldım ama Alaçatı-Çeşme de bir cafe..



Bahçede böyle boyanmış büyük saksılar çok seviyorum.Henüz böyle yüksek yok bende ama kısa ve yuvarlak bir saksım var..

Toprak saksıların güzelliği de bir başka oluyor..


Geçen hafta böyle bir aparat olsa keşke diye arabalarda düşünmem boşuna değilmiş :) varmış ve güzel oluyormuş.. Ben kaktüs ya da sukulent koyardım :)

Her saksının süslü olmasına gerek yok ama arada bazılarında böyle atraksiyonlar olabilir..
Kuş yuvaları , bahçeye ayrı bir güzellik katabilir aslında..


Evdeki fazla kumaşlar saksılara giydirilebilir..


Mozaik saksı.


Mozaik kuş yuvaları..


Saksı adamlar ülkemizde çok bilinmesede itina gösterdiğiniz oranda güzellikler katabiliyor bahçeye.Bende yok ama yapabilirim..




Doğal ve güzel bir köşe..




Kedili bahçeler için aksesuar yapımı..

Bahçeden alacağınız koca bir yaprak kalıp olabilir.









Her bahçeye ayrı koltuk.




Ahşap kuş evi.. Elde ve evde yapılabilir.

Yine el yapımı büyük bahçe saksısı..
(Resimler googledan..)